1 Ekim 2006 Pazar

YOSMA..

Posted by Picasa YOSMA...
Boyu uzun, endamı düzgün
Düğünü güzün, gözleri süzgün
Yürüyüşü alımlı, gidişi çalımlı
Kasımpaşa’da erkek, Ankara’da ürkek

O bizi bilmez biz onu bilmezdik
Eleyip tartmış, bir bildiği var derdik
Yürürken yapacak diye huzura erdik
Nettik ise; biz ettik, bir arpa boyu yol gittik

Yüreğimiz soğurken, canımız çıktı
Bizimkisi hakikat değil, platonik aşktı
Aşkımıza ihanet etti, sevgimiz bitti
Dudaklar Şaron’a, yüz Bush’a gitti

Bağdatan vaz geçtik,
Kerkük’ de gitti
“Adalar” şöyle dursun;
Kıbrıs’ı kucağa itti
“Masa başında olma” sevdası,
Hepsine yetti
Zira o, milleti değil, Waşhinton’u tercih etti.
Kükredi kabardı, aslandı sanki
“Soykırımcı” dememiş gibiTel –Aviv’e gitti.
Eski albay Osman der:
“İçerde fabrika sattı, işyeri kapattı
Masrafları çoğaltı, IMF’den dalar üstüne dolar kaptı
Duygularımızla oynayıp, hayallerimizi sattı”..
....
Artık “yeter” deyip
Çıkmışken karşına hırsızlar şahının
Geçiyorken bir baştan bir başa, Sultan Orhan gibi
“18 Türk Büyükleri”nden
Bozok yalasından yiğitler yiğidi Kayalar,
Yollara dökülmüş alkışlıyor, halk..
Geçtiği yerlere güller serpiyordu organizatörler
Manzara, müthiş!
Başlayacaktı sanki Bursa’dan Ankara’ya büyük yürüyüş!
Fakat o Ne?
Gençler bağırıyordu hançerelerini yırtarak..
“İstanbul’u cenabetten kurtaran, Türkiyeyi de kurtaracak!..”
Kulaklar duydu bunu, gözler gördü hali..
Heyhat gençler!
O “Anadolu”, zannetiğiniz..
Suskun ve dilsiz Anadolunun, dili bildiğiniz
Kurumuş dudaklara rahmet yüklü bulutlar taşıyacak umduğunuz
Yan gelip, çamura yattı..
Gidip;
Oval ofislerde cenabete battı..
Evet, Sultan Orhan’ın emaneti gençler!
İçerde millete eflenip çalım satıyor
Telaviv’de diz çöküp, oval ofiste kucağa yatıyor
............
Seyret seyret bön bön bakarak
Dur bekle yürekleri yakarak
“Uyum” için, uymak için düzene
Köle ol, yetmez kul ol, zalim düzene
Ateşine odun taşı, milleti ezene

Millet, sanıyor kendine bakıyor
Yüzü sana değil, camlara camlara dönük
Bir o tarafa, bir bu tarafa bakıyor
Yazılanı okuyor, sözde rol yapıyor
Zira;
Boynunda iktidar tasması
Kulağı sende değil, başka seste
Artık yönü farklı,Avrupa az gelir..
Seni nitsin..Okyanus ötelerine göz diker
O senden geçmiş artık Amerikan yosması
......
Köylü, mani söyler:
“Morgoyun meler gelir
Dağları deler gelir
Hakikatli yar olsa “
Azığı, “biz”den gelir

Elbise giyiyor kutnu ipekten
Aklı çıkıyor, -hazineden - yallı köpekten
Korkun ne, ne kaybedeceksin
Neden kaçıyor, gerçekten?..

Her ne kadar toplansa da kalabalıklar
Kimse sendenim demez, gelmez ise alabalıklar
....
Durali, söylüyor:
“Hiç mi kimsesi yok?
Herkez ben değilim deyip küsüyor..”
Aluç dağı; boz bulanık, esiyor
IMF’ler telavivler, oval ofis; milletle bağlarını kesiyor.
Milleten destek alamayacağını o’da seziyor,
Meşruiyeti, “ver-kurtul’da bulup
Başka diyarlara koşuyor, yosma..

Gidip sorayım
Şifreyi çözer “tezel”
Değil tarih, afetmez ezel

Millete küsüp suratını asma
Ele gülücükler dağıtma
Millete fırça, AB’ye kalça atma
Konut’tan kaçıp Oval ofis’ de yatma
.... yosma
........
Ak kaşıklar!
Ak uşaklar
Ak zengin kuşaklar

Şehirli diyor:
“Ak gençilik, kara gedik
Beyaz gömlek, siyah don
Oyun bitti, bu perde son “

.........
Mehmet Akif:”Zenginlere veriyor
Fakir kurudukça kuruyor.
Ac insanlar!
Lokma boğazlarda duruyor
Miletin lokmasını, IMF’den soruyor.....”
..
Eskiden şeyhleri vardı
Ne hal ki, onu artık;
Dönme, Derviş koruyor..



Duymasın;
Osmancıklı Baltacı..
Hiç kalır, Katerina’nın verdiği acı
O milleti için belki kendini
Sen kendin için milleti
Tercih ettin, sineye çektin zilleti.
Katarina kurtulmak için kaçarken çadırdan
Sen dakikaları sene sayıp
Mayıştın zevkinden,
Baltacı otağı, Bush’un Oval ofisi
.........
Sırtı gelir mi yere, hiç yiğidin?
Ağla, Kudüs”
Ağla Selehattin
Adamın sermayesi idi, din
Ne idi Tel- aviv’de yediğin
..............
Denir mi ki “Musa gibi konuşmak
Firavun gibi yaşamak”?..
..........
Kasımpaşa’da kükreyip
Tel- aviv’de çürüdün
Vaşhinton’da eridin
Yakışır mıydı mahellenin delikanlısı
Başkalarının yosması
İktidar uğruna IMF tasması
Yalan, yalan, yalan yosma
Milet “buka”ları çözer; sen, istersin altın tasma
.............
Kıvrım, kıvrım, kıvır yosma
Belki giyersin, entari basma

Ele;gülücükler,
Millete, surat asma
Sana yakışmıyor artık,
Gerdan kırmak, yosma..
.............
He deyin, dalavere yallah
Nurunuzu almış, Allah
................
Millet bağrına basar
Seni Şaron, Bush kucaklar..
...........
Ödül ne?
Hani İsmet, hani tayfası
Çevik bir görmedi sana mı olur faydası
Karşılığı, hangi hizmetin paydası
.................
Zannederdik Karadeniz asması
Bu ne; marifet,
Bu ne; terakki
Ne çabuk oldun kıtalar arası
Cihan şumul ... yosması
...........
28 Şubat’ın maduru bilirdik
Ne olsa pazarlamacı hazret
Pazarlamış o, uyurken millet

Sanırdık gerçekten Anadolu delisi
BOK’a batırıyorAmerikan sevdası
Kıbrısı terk ettiriyor, AB cilvesi
Aklını başından almış, 28 Şubat sillesi

.........
BOK’a battı taşeron
Arkadaşı oldu katil..
Stratejik ortağı, kasap Şaron

Haç, asması
AB, karması
Pontus, sarması
Çam, yarması
İlla masa, sevdası
Telaviv, yosması

........
Belki K. irisi
İki gömlek, bir don
Mahallenin irisi

.......
Milleti kandırdın, tasarruf diye
Terkedip kılıfla kendi lojmanı
Yasaklanan hanımına kamusal alanı
Kıçını açıpta başını kuma sokma
Kendini kandırırsın, yosma
........Bilmiyor musun, tuttuğun el kimin?
Hiç inanmam ki bu akıl senin
Yakında ortaya çıkar, eserin..
Yalakları tutmuş yalıyor
Yaklaşınca köpek gibi hırlıyor
Emrindekiler jopu sallıyor
Artık, zulümle hayat buluyor

Sanmayın samimi, çıkarcı bunlar
Korkularından çoktan döndü, bunlar
Üçü de riyakar, yalancı bunlar
İstismar işine geliyor bunun Yola çıkmıştı: “Şarkı” bitmesin!
Zalimler dursun, mazlum gitmesin
Kimse kimseye eza etmesin
Zulmünde kılıcı oldu, bunlar Ne ışmar edersin göz ve kaşla
Göz yuman sen, yattın kukuçka
İpe un serme, eyleme başla
Başın dik olsun zalim yanında Nesebin temiz, helalse sütün
Yüz verme zalime BOK’a battın büsbütün
Hak’ka dayanırsan gelirsin üstün
Altına edip de millete, fışkı sıçratma yosma...
12 Haziran 2005
Aşiyan – Ankara




//////////////////////////////////////////
Peki, kim mi veriyor bu madalyaları
Siyonizm’in Peygamberi olarak takdim edilen,”Theodore Herzl’ın” 1906’da kurduğu AJC (ABD) isimli Yahudi Kongresi.
Bu örgütün kuruluş amacı ve genişleme misyonu ,
Siyonizm’i dünyaya hâkim kılmak…
İşte bu örgüt Yahudilere üstün hizmetlerinden ötürü tarihinde ilk defa Yahudi olmayan bir isme yani Recep Tayyip Erdoğan’a böyle bir şerefi (!) bahşediyor!
Dikkat edin;
İsrail’in 1948’deki kuruluşuna omuz veren ABD ve İngiliz devlet adamlarına bile verilmeyen bu madalya,
Recep Bey’e neden layık görülüyor?
Yahudi kuruluşları tarafından neden bu kadar önemli İrecep beye, bu kadar önemli “Yahudi” madalyasının verilmesi?
Neymiş O madalya’nın öyküsünü;
Yeniçağ gazetesi yazarı Sabahattin Önkibar’den dinleyelim;
“ Başbakanımız benzer bir madalyayı Dünya Yahudilerinin diğer önemli merkezi ADL (Anti Defarmation eague)den de aldı.
Öyle ki ADL Başkanı Abraham Foxman, Recep Bey’i bütün dünyanın gözü önünde, Musevilerin ebedi dostu olarak ilan etti.
Daha önce de yazdım, bu Abraham Foxman, AKP’nin kuruluş günlerinde İstanbul’a gelip Recep Tayyip ve Abdullah Bey’lerle gizlice buluşan ve partinin kuruluşunu konuşan çok önemli Yahudi önderidir..” Diyor .Önkibar
Bakınız;
Recep bey’e bu madalyaları veren kuruluşlar,
Özellikle;
Siyonizm’in Peygamberi olarak takdim edilen,”Theodore Herzl’ın” 1906’da kurduğu AJC (ABD) isimli Yahudi Kongresi’nin faaliyetleri
Bilindiği gibi” Yahudiler”, dünyaya yön veren kuruluşların tümünde en önde olan milletirlerdir ! ..
Bu insanlar bu kadar man kafalı insanlar mı ki, durup dururken; Recep Beye hiçbir kula nasip olmamış “ Cesaret madalyalarını “ versinler?
http://atomery.blogcu.com/irecep-bey-artik-kasimpasa-li-tayyip-bey-degil/8074664

/////////////////////////////////////////

Zeki Kentel ve

Saygisiz Genelkurmay Baskani



https://groups.google.com/forum/#!search/Metin$20Ozkan$20metin$20%C3%B6zkan$20vadisi/liberal-izmirliler/8ejGt6c2AXc/njhTFQCEyFQJ

AjanSVadi 

Sayin Z.KENTEL ;

Cevabi Yazinizi dikkatlice okudum.Sayin Genelkurmay Baskani Org.Yasar Buyukanit'in aciklamalari sizin yaptiginiz degerlendirmelerin tam aksine kara bir leke degil tertemiz yeni bir sayfadir ama tum gonderdigimiz bilgi ve belgeye ragmen yapmis oldugunuz bu degerlendirmeniz bende uyandirdirdigi izlenim; sizin gibi bakar korlerin bu sayfayi hicbir zaman okuyamayacagi seklidedir..Bunun icin sizin yazdiklarinizi ben simdi sizin icin yaziyor ve iade ediyorum "Allah sizin gibi kafalardan bu ulkeyi korusun" 

Yazinizda CHP nin iktidara gelmesini bende isterim diye yaziyorsunuz o sizin siyasi tercihiniz olabilir saygi duyariz ama bizi ilgilendirmez ancak bu ulkede yasayan bir vatandas olarakulkenin birlik ve beraberligiyle bolunmez butunlugu bizi ilgilendirir bu konuda hassas oldugumuzu Turk toplumunu curutenlerle uyutanlara karsi oldugumuzu her zaman yazarak gundemde tuttuk bu calismalarimiza son nefesimize kadar Allah nasip ederse devam edecegiz.Bu sebeple konuyu partilestirmeniz bana cevap yazmaktan ote bir karistiri gorevi yapiyormussunuz gibi bir izlenim edinmeme sebep oldu..Bu sebeple fazla uzatmak ve size tekrar cevap yazmak arzusunda degilim ancak sonuc olarak yazinizda belirttiginiz ozgurluk, secim, demokrasi, saygi gostermek,ileri gitmek ,gelismek,bagimsizlik ve son olarak Basbakanina saygi gostermeyen Genelkurmay Baskani ifadelerinize gene acik kanallarda da yayinlanan ve kriptolari cozulmus ve bugune kadar tekzip edilmemis bilinen bir belgeyle cevap vermek istiyorum..Keza biz nisangahsiz atanlardan degiliz..Mutlaka bu belgeyi daha once okudunuz ancak bu sefer tavsiyem eger aidiyetiniz Turk toplumu ise lutfen ASAGIDAKI KRIPTOLARI COZULMUS METNI hatim ediniz 

Bu metin findik spekulatoru Cuneyt ZAPSU'NUN RTE' nin ABD ile bozulan iliskileri duzeltmege giden zatin temaslari sirasinda kaydedilmistir..

     * İNGİLİZCE TEYP KAYDI:

      
 This man is an honest man. And he has his own beliefs and he is true to his beliefs. Please try to... I'd say "exploit" is a bad word, but kullanmak or use... (Zapsu burada Türkçe kullanmak sözcüğünü telaffuz ediyor ve İngilizce nasıl denir anlamında dinleyicilere bakıyor ve bir Türk dinleyicinin hatırlatması üzerine sözlerine devam ediyor) take advantage of this man. Because this person has so much credibility, because of his own beliefs in the Muslim world and he believes in the Western style democracy. I think instead of pushing him down, putting him to the drain, use... Here and in Europe you should take advantage of that. This is my offer...

          * TÜRKÇE ÇEVİRİSİ


       
 Bu adam dürüst bir adam. Kendi inançlarına sahip ve bu inançlarında samimi. Lütfen şunu yapmaya çalışın... "Sömürmek" kötü bir kelime, ama kullanmak... Bu adamdan yararlanın. Çünkü bu kişinin çok itibarı var, hem kendi inançları nedeniyle Müslüman dünyasında, hem de Batı tipi demokrasiye inanıyor. Bence onu devirmeye çalışmak, delikten aşağı koymak yerine onu kullanın... Burada ve Avrupa'da bundan yararlanmalısınız. Teklifim budur.



Sayin Z.Kentel ;
Iste TURKIYE CUMHURIYETININ ASIL KARA LEKESI Sayin Genelkurmay Baskanimiz Org.Yasar Buyukanitin konusmasi degil tekzip edilmeyen bu KRIPTODUR  Boyle bir olay Dunyanin herhangi bir ulkesinde OLSA Satilik ulkenin  SATILMIS Basbakani diye yer yerinden OYNAR o hukumetin yerinde kalmasi kesinlikle mumkun olmaz..Simdi siz yazinizda Saygisiz Genelkurmay Baskani Basbakan yurt disindayken konustu diyorsunuz kusura bakmayin ama insanlar ve ulkeler sayginliklarini kendileri yaratir ANCAK BOYLE RTE gibilerini Degil burokratlari memurlari ita amirleri son olarak Genelkurmay Baskanlari son ziyaret ettigi BUSH'LAR degil Dunyanin hicbir yerinde PUSHT LAR bile SAYMAZ... 

ARZ EDERIM..
MOZKAN...   




 SEVGILI METIN OZKAN

Yazima yanit verdigininz, yorum ve gorus bildirdiginiz icin tesekkur ediyorum

Bush eger Turkiye Basbakanini adam yerine koymamissa bunun sorumlulugu
Basbakanina saygili olmayan Genelkurmay baskanindan kaynaklanmaktadir.

Yonetimi altindaki adamin saymadigi hatta sucladigi bir amiri adam
yerine koymasini / konmasini elbette Bushtan isteyemezsiniz.

Mustafa Kemal Ataturk doneminde oldugu gibi Genel Kurmay Milli Savunma
Bakanlgina baglanmalidir.

Askerin bu konusmasi varosta, kirsalda, kasabada, koyde cok acik
olarak bir parcalanmayi, bir yikimi cagristirmaktadir.

Her yerde inanci icindeki saf insanimiz ordu Peygamber ocagi hakkinda
hic de iyi seyler soylememektedir.

Fethullah Gulen iddianamesi sadece iddianamdir. Içeriginden sizden
baska (okuyandan) baska kimsenin haberi yoktur.

AYINESI ISTIR KISININ LAFA BAKILMAZ

Yedi iklim dort bucakta Turk okullarini siz dahil bilmeyen isitmeyen
tek bir insan yoktur.

Bu okullarin bu kadar guclu olmasi yurt disindaki insanimizin
birikimlerini ulkedeki din dusmanlarinin ekmegine yag surmek yerine
yurt disinda Turkiye'yi yuceltmeyi tercih etmelerinden / secmelerinden
guc bulmaktadir.

HAKIMIYET BILA KAYDI SART MILLETIN OLACAKSA MILLETIN ONAYLAMADIGI, OY
VERMEDIGI INSANLARIN KURU GURULTUSU ARTIK SON BULMALIDIR.

Halep oradaysa arsin buradadir. Iste tarıhte ilk defa bir hukumet
yikilmadan 5 bes senesini tamamlamaktadir.

Varsa bir secenek secelim

Ben CHP nin bu milletin kalbini, begenisini, sevgisini, iktidarini
kazanmasini isterim ama  NEREDE O GUNLER?

YOKSA MILLETIN SECTIGINE SES CIKARMAK, BEGENMEMEK KARSI GELMEK TE NE
OLUYOR?

BU IRADEYE HERKESIN SAYGILI OLMASI GEREKIR

TERAKKIPERVER, SERBEST CUMHURIYET FIRKASI, DEMOKRAT PARTI, ADALET
PARTISI, OZAL PARTISI, VE SIMDI DE BEYAZ PARTI VATAN HAINLAERININ
DEGIL BU MEMLEKETIN ASLI EVLATLARININ KALBINI, SEVGISINI, BEGENISINI,
IKTIDARINI HAK EDEN CIZGININ YOLUDUR.

Bugun Ataturkcu gecinenler bu milletin gonlunu, begenisini kazanmak
icin caba versinler ve sandiktan ciksinlar hukumet olsunlar

Kimse vatani korumak, kollamak asli gorevi olan askeri milletinin
uzerinden tank gecirerek sesini kesmeye kalkmasin !

Genelkurmay Baskani Buyukanit'in konusmasi buyuk talihsizlik DEGIL,
YURT DISINDA ULKENIN SAYGINLIGINA INDIRILEN BIR KARA LEKEDIR.

16. TURKIYE CUMHURIYETI IKI ADIM ILERI BIR ADIM GERI BU KAFALARLA CAGI
YAKALAYAMAZ.

15 TANE TURK DEVLETI BU KAFLARLA BATTI

16. DEVLETI ALLAH BU KAFALARDAN KORUSUN

Vazgectik ucagi, tanki yapmaktan, disaridan satin almaktan bir vida,
bir civata, bir somun icin tamire Yahudistana gondermeye utanmiyor muyuz?

Asker ekonomiyi, sosyal hayati yonetemez, bilemez Cunku ugrasacak
zamani olamaz

Millet bu kafalardan kurtulmak icin fabrikasini bulgaristana,
romanyaya  rusyaya tasiyor

 Avrupa bankalarinda 100 milyar TURK YUROsu Turkiyeye bunun icin gelmiyor.

HERKES KENDI ASLI GOREVINI BILSIN VE YAPSIN

SAYGILAR  ZEKI KENTEL

***************************************

--- In Belcikadaya...@yahoogroups.com, "Metin OZKAN"
<metinozkanx@...> wrote:
>
> Sayin Zeki Kentel;
>
> Askerin konusmasi geri tepmistir, ABD'de Bush ile gorusurken
Genelkurmay Baskani Buyukanit'in konusmasi buyuk talihsizlik olmustur
diye yaziyorsunuz kanimca sizin bu yaziniz cok DAHA buyuk talihsizlik
olmus keza Basbakan'in sizin temaslari dediginiz tv kanallarinda ve
boydan boya ovguyle sozu edildi seklinde yazdiginiz  belli cevrelerin
ve medyalarinin RTE SOYLEDİ BUSH not aldi seklindeki sunumlari Takvim
gazetesindeki arkadaslarin BUSH'UN not defterine yaptiklari zumla
aslinda hicbir yazmadigi ortaya cikmis kendilerinin ve medyalarinin bu
haberi patlamis durum 5/10/2006 tarihinde atv kanalinda haber
bolumunde yayina alinmis ve aslinda bir kez daha BUSH'UN  RTE'YE
BUSHLUK degil PUSHT'LUK yaptigi ortaya cikmistir....
>
> Dolayisiyla  yazinizda sozunu ettiginiz begenilmeyen Genelkurmay
Baskani Sayin Org. Yasar Buyukanit'in konusmasi degil ORTAYA DAHA
SONRA CIKAN BU REZALETTIR...
>
> Irtica konusunda ise bir sey yazmaya bile gerek yoktur devletin
kayitlarinda mevcut GULEN Davasi iddanamesini okumanizi tavsiye
ederim.Bu iddaname resmi olup bizim tek bir hece ilave etmemiz soz
konusu degildir..En azindan GULEN su anda kimin himayesinde
bulunmaktadir ? ve nicin ?..lutfen sorgulayin !...
>
> Selam ve SAYGILARIMLA..
> ARZ Ederim...
> MOZKAN..
>
>
>ASKERIN KONUSMASI GERI TEPMISTIR
>   ?
> IRTICA GELIYOR, LAIKLIK ELDEN GIDIYOR KURU GURULTUSU MGK'DA OLSAYDI
BELKI DAHA ETKILI OLURDU
>
>  Degerli dostlar
>  Butun ulusal TV kanallarinin onunde butun miletin dinledigi bir
konusma saf
>  inanci icindeki Anadolu insanimiz tarafindan hic de begenilmemistir.
>  Askerlerin konusmalarinda begenmedikleri, millet nazarinda daha onore
>  olmuslardir.
>  Ozellikle Basbakan Memur maaslari, cay ve findik konusunda ayagini
yorganina
> gore uzatmasi nedeniyle hemen hemen medya genelinden aldigi ovgu
yaninda
> ABD'de BUSH ile gorusurken Buyukanit'in aci ve sert  elestirileri bir
> talihsizlik olmustur.
> Bir hukumet baskaninin yabanci bir ulkede resmi gorusmeler yaparken
> ulkesinde kendisine agir elestiriler yoneltilmesi elbette basbakan icin
> talihsizliktir ama RTE bu elestirilere karsi takindigi tavir ile dik
> durmasini cok iyi bilmistir.
>
> Elestiriler geri tepmistir.
>
> Kurmaylik egitim ve ogrenimi askerler icin gecerlidir ama gorunen
odur ki,
> hukumetin kurmaylari da devlet yonetmenin bilincinde ne kadar basarili
> olduklari cok acik farkla gorulmustur.
>
>
> zkentel@...
>
> SAYGILARIMLA  ZEKI  KENTEL
>
Bilgilerinize...
Metin OZKAN Vadisi

Hicbir an kuskum yoktur ki, Turklugun unutulmus buyuk uygar niteligi ve buyuk uygar yetenegi, bundan sonra ki gelismesi ile, gelecegin yuksek uygarlik ufkunda yeni bir GUNES gibi dogacaktir.
Ne Mutlu Turkum Diyene!!

Mustafa Kemal Ataturk
Bilgilendirilmeyi arzu etmeyen arkadaslarimiz konu bolumune RED yazip Reply (Yanitla) yapabilirler...
//////////////////////////////////////////////

cavdarbjk 
Re: {liberal-izmirliler.3312} Zeki Kentel ve Saygisiz Genelkurmay Baskani


Sayın Özkan,
Başbakan için ekte sunduğum "Yosma" şiirini (www.sairinyeri.blogspot.com)yazmış
 biri olarak  görüşlerimi sunmak istiyorum.
Bir  ülkenin siyasetçileri için -dışardaki çıkarları korurken- en
büyük güçlerden biride silahlı kuvetleridir.
Anack bu gücü kullanmak için, o gücün  siyasetçinin yaında olduğunu
hissetrmesi de önemli.
Siz  beğenin  beğenmeyin gitimiş, dünyanın sayılı  bir gücünün başı
ile konuşuyorsunuz.Ancak arkanıda size güç vermesi gerekenler isizin
için farklı ses çıkarıyor.
Adama kıçı ile gülerler.Ve ülkeniz için hiç bir yeş eldrde
edemediğiniz gibi"sen ancak bana  muhtaçsın" derler.
Milletini seven hangi kurumun başı, başbakanı başkaları ile pazarlıkta
iken ona çelme takar.
Onu sıkıntıya sokar?..
Askeri memurlar varsa proplemleri usulune göre  ilgilyerlerde ifade
etmeliler.Ancak oluorta resmi elbse ile olmaz.
Adamı beğenmiyormusun.mümkün.Çkarırsın elbiseni, planı projeni millete
sunarsın.Kabul ederlerse buyurur yaparsın.
yoksa milletin gettirdiğini milet götürür.
Mevcut askeri memurların yaptıkları, yeniçerilerin kazan
kaldırmasından farkı ne?
Efendim irtica varmış?
varsa  ispat et.Onunla savaşacak mekanizmalar belli ve yapar.Ama senni
savaşmlan gereken PKK..
Var ve ordada.ABD ve billel neler ssun dediler ateş kes yaptık dedi.Gazı kesti.
peki  konuşan askeri memurlar ne yapıyor.Kandildeki basın toplantısını
izlemekten başka.
Millete ve milletin seçtiklerine  silah göstereceğine, git  milletin
eline verdiği,  namus ve şerefine tevdi ettiği silahları silah
çekeceğine çekde milletde, vatanda rahatlısın.
Yoksa Ankara'da  yani taş kışlada çart curt ötme.
Memursan memurluğunu bil.
Cumhuriyetmiş! Cumhuri idareye  ben senden daha çok ihtiyacım olduğu
için sahip çıkarım. Babam da gelse saltanat istemem. Kaldıki senin
gibi diktatör heveslillerini hiç istemem
Bunu diyen babayiğitlered e lütfen   askeri vesayet altındaki idareye
razı olur gibi  tavır takınmayın.
Bırakın Sayın Kentel de söyleyeceğin söylesin.
Hemde özgürce.En az  konuşmayıp iş yapması gereken askerni memrlar
kadar oda konuşsun
Saygılarımla
Necati Çavdar

///////////////////////////////////////
2006/10/8, Metin OZKAN <metin...@gmail.com>:


 Sayin Z.KENTEL ;
>
> Cevabi Yazinizi dikkatlice okudum.Sayin Genelkurmay Baskani Org.Yasar
> Buyukanit'in aciklamalari sizin yaptiginiz degerlendirmelerin tam aksine
> kara bir leke degil tertemiz yeni bir sayfadir ama tum gonderdigimiz bilgi
> ve belgeye ragmen yapmis oldugunuz bu degerlendirmeniz bende uyandirdirdigi
> izlenim; sizin gibi bakar korlerin bu sayfayi hicbir zaman okuyamayacagi
> seklidedir..Bunun icin sizin yazdiklarinizi ben simdi sizin icin yaziyor ve
> iade ediyorum "Allah sizin gibi kafalardan bu ulkeyi korusun"
>
> Yazinizda CHP nin iktidara gelmesini bende isterim diye yaziyorsunuz o sizin
> siyasi tercihiniz olabilir saygi duyariz ama bizi ilgilendirmez ancak bu
> ulkede yasayan bir vatandas olarak ulkenin birlik ve beraberligiyle bolunmez
> butunlugu bizi ilgilendirir bu konuda hassas oldugumuzu Turk toplumunu
> curutenlerle uyutanlara karsi oldugumuzu her zaman yazarak gundemde tuttuk
> bu calismalarimiza son nefesimize kadar Allah nasip ederse devam edecegiz.Bu
> sebeple konuyu partilestirmeniz bana cevap yazmaktan ote bir karistiri
> gorevi yapiyormussunuz gibi bir izlenim edinmeme sebep oldu..Bu sebeple
> fazla uzatmak ve size tekrar cevap yazmak arzusunda degilim ancak sonuc
> olarak yazinizda belirttiginiz ozgurluk, secim, demokrasi, saygi
> gostermek,ileri gitmek ,gelismek,bagimsizlik ve son olarak Basbakanina saygi
> gostermeyen Genelkurmay Baskani ifadelerinize gene acik kanallarda da
> yayinlanan ve kriptolari cozulmus ve bugune kadar tekzip edilmemis bilinen
> bir belgeyle cevap vermek istiyorum..Keza biz nisangahsiz atanlardan
> degiliz..Mutlaka bu belgeyi daha once okudunuz ancak bu sefer tavsiyem eger
> aidiyetiniz Turk toplumu ise lutfen ASAGIDAKI KRIPTOLARI COZULMUS METNI
> hatim ediniz
>
> Bu metin findik spekulatoru Cuneyt ZAPSU'NUN RTE' nin ABD ile bozulan
> iliskileri duzeltmege giden zatin temaslari sirasinda kaydedilmistir..
>
>      * İNGİLİZCE TEYP KAYDI:
>
>        This man is an honest man. And he has his own beliefs and he is true
> to his beliefs. Please try to... I'd say "exploit" is a bad word, but
> kullanmak or use... (Zapsu burada Türkçe kullanmak sözcüğünü telaffuz ediyor
> ve İngilizce nasıl denir anlamında dinleyicilere bakıyor ve bir Türk
> dinleyicinin hatırlatması üzerine sözlerine devam ediyor) take advantage of
> this man. Because this person has so much credibility, because of his own
> beliefs in the Muslim world and he believes in the Western style democracy.
> I think instead of pushing him down, putting him to the drain, use... Here
> and in Europe you should take advantage of that. This is my offer...
>
>           * TÜRKÇE ÇEVİRİSİ
>
>         Bu adam dürüst bir adam. Kendi inançlarına sahip ve bu inançlarında
> samimi. Lütfen şunu yapmaya çalışın... "Sömürmek" kötü bir kelime, ama
> kullanmak... Bu adamdan yararlanın. Çünkü bu kişinin çok itibarı var, hem
> kendi inançları nedeniyle Müslüman dünyasında, hem de Batı tipi demokrasiye
> inanıyor. Bence onu devirmeye çalışmak, delikten aşağı koymak yerine onu
> kullanın... Burada ve Avrupa'da bundan yararlanmalısınız. Teklifim budur.
>
>
>
> Sayin Z.Kentel ;
> Iste TURKIYE CUMHURIYETININ ASIL KARA LEKESI Sayin Genelkurmay Baskanimiz
> Org.Yasar Buyukanitin konusmasi degil tekzip edilmeyen bu KRIPTODUR  Boyle
> bir olay Dunyanin herhangi bir ulkesinde OLSA Satilik ulkenin  SATILMIS
> Basbakani diye yer yerinden OYNAR o hukumetin yerinde kalmasi kesinlikle
> mumkun olmaz..Simdi siz yazinizda Saygisiz Genelkurmay Baskani Basbakan yurt
> disindayken konustu diyorsunuz kusura bakmayin ama insanlar ve ulkeler
> sayginliklarini kendileri yaratir ANCAK BOYLE RTE gibilerini Degil
> burokratlari memurlari ita amirleri son olarak Genelkurmay Baskanlari son
> ziyaret ettigi BUSH'LAR degil Dunyanin hicbir yerinde PUSHT LAR bile
> SAYMAZ...
>
> ARZ EDERIM..
> MOZKAN...
>
>
……………..
 SEVGILI METIN OZKAN
>
> Yazima yanit verdigininz, yorum ve gorus bildirdiginiz icin tesekkur
> ediyorum
>
> Bush eger Turkiye Basbakanini adam yerine koymamissa bunun sorumlulugu
> Basbakanina saygili olmayan Genelkurmay baskanindan kaynaklanmaktadir.
>
> Yonetimi altindaki adamin saymadigi hatta sucladigi bir amiri adam
> yerine koymasini / konmasini elbette Bushtan isteyemezsiniz.
>
> Mustafa Kemal Ataturk doneminde oldugu gibi Genel Kurmay Milli Savunma
> Bakanlgina baglanmalidir.
>
> Askerin bu konusmasi varosta, kirsalda, kasabada, koyde cok acik
> olarak bir parcalanmayi, bir yikimi cagristirmaktadir.
>
> Her yerde inanci icindeki saf insanimiz ordu Peygamber ocagi hakkinda
> hic de iyi seyler soylememektedir.
>
> Fethullah Gulen iddianamesi sadece iddianamdir. Içeriginden sizden
> baska (okuyandan) baska kimsenin haberi yoktur.
>
> AYINESI ISTIR KISININ LAFA BAKILMAZ
>
> Yedi iklim dort bucakta Turk okullarini siz dahil bilmeyen isitmeyen
> tek bir insan yoktur.
>
> Bu okullarin bu kadar guclu olmasi yurt disindaki insanimizin
> birikimlerini ulkedeki din dusmanlarinin ekmegine yag surmek yerine
> yurt disinda Turkiye'yi yuceltmeyi tercih etmelerinden / secmelerinden
> guc bulmaktadir.
>
> HAKIMIYET BILA KAYDI SART MILLETIN OLACAKSA MILLETIN ONAYLAMADIGI, OY
> VERMEDIGI INSANLARIN KURU GURULTUSU ARTIK SON BULMALIDIR.
>
> Halep oradaysa arsin buradadir. Iste tarıhte ilk defa bir hukumet
> yikilmadan 5 bes senesini tamamlamaktadir.
>
> Varsa bir secenek secelim
>
> Ben CHP nin bu milletin kalbini, begenisini, sevgisini, iktidarini
> kazanmasini isterim ama  NEREDE O GUNLER?
>
> YOKSA MILLETIN SECTIGINE SES CIKARMAK, BEGENMEMEK KARSI GELMEK TE NE
> OLUYOR?
>
> BU IRADEYE HERKESIN SAYGILI OLMASI GEREKIR
>
> TERAKKIPERVER, SERBEST CUMHURIYET FIRKASI, DEMOKRAT PARTI, ADALET
> PARTISI, OZAL PARTISI, VE SIMDI DE BEYAZ PARTI VATAN HAINLAERININ
> DEGIL BU MEMLEKETIN ASLI EVLATLARININ KALBINI, SEVGISINI, BEGENISINI,
> IKTIDARINI HAK EDEN CIZGININ YOLUDUR.
>
> Bugun Ataturkcu gecinenler bu milletin gonlunu, begenisini kazanmak
> icin caba versinler ve sandiktan ciksinlar hukumet olsunlar
>
> Kimse vatani korumak, kollamak asli gorevi olan askeri milletinin
> uzerinden tank gecirerek sesini kesmeye kalkmasin !
>
> Genelkurmay Baskani Buyukanit'in konusmasi buyuk talihsizlik DEGIL,
> YURT DISINDA ULKENIN SAYGINLIGINA INDIRILEN BIR KARA LEKEDIR.
>
> 16. TURKIYE CUMHURIYETI IKI ADIM ILERI BIR ADIM GERI BU KAFALARLA CAGI
> YAKALAYAMAZ.
>
> 15 TANE TURK DEVLETI BU KAFLARLA BATTI
>
> 16. DEVLETI ALLAH BU KAFALARDAN KORUSUN
>
> Vazgectik ucagi, tanki yapmaktan, disaridan satin almaktan bir vida,
> bir civata, bir somun icin tamire Yahudistana gondermeye utanmiyor muyuz?
>
> Asker ekonomiyi, sosyal hayati yonetemez, bilemez Cunku ugrasacak
> zamani olamaz
>
> Millet bu kafalardan kurtulmak icin fabrikasini bulgaristana,
> romanyaya  rusyaya tasiyor
>
>  Avrupa bankalarinda 100 milyar TURK YUROsu Turkiyeye bunun icin gelmiyor.
>
> HERKES KENDI ASLI GOREVINI BILSIN VE YAPSIN
>
> SAYGILAR  ZEKI KENTEL
>
> ***************************************
>
>
>
> --- In Belcikadaya...@yahoogroups.com, "Metin OZKAN"
> <metinozkanx@...> wrote:
> >
> > Sayin Zeki Kentel;
> >
> > Askerin konusmasi geri tepmistir, ABD'de Bush ile gorusurken
> Genelkurmay Baskani Buyukanit'in konusmasi buyuk talihsizlik olmustur
> diye yaziyorsunuz kanimca sizin bu yaziniz cok DAHA buyuk talihsizlik
> olmus keza Basbakan'in sizin temaslari dediginiz tv kanallarinda ve
> boydan boya ovguyle sozu edildi seklinde yazdiginiz  belli cevrelerin
> ve medyalarinin RTE SOYLEDİ BUSH not aldi seklindeki sunumlari Takvim
> gazetesindeki arkadaslarin BUSH'UN not defterine yaptiklari zumla
> aslinda hicbir yazmadigi ortaya cikmis kendilerinin ve medyalarinin bu
> haberi patlamis durum 5/10/2006 tarihinde atv kanalinda haber
> bolumunde yayina alinmis ve aslinda bir kez daha BUSH'UN  RTE'YE
> BUSHLUK degil PUSHT'LUK yaptigi ortaya cikmistir....
> >
> > Dolayisiyla  yazinizda sozunu ettiginiz begenilmeyen Genelkurmay
> Baskani Sayin Org. Yasar Buyukanit'in konusmasi degil ORTAYA DAHA
> SONRA CIKAN BU REZALETTIR...
> >
> > Irtica konusunda ise bir sey yazmaya bile gerek yoktur devletin
> kayitlarinda mevcut GULEN Davasi iddanamesini okumanizi tavsiye
> ederim.Bu iddaname resmi olup bizim tek bir hece ilave etmemiz soz
> konusu degildir..En azindan GULEN su anda kimin himayesinde
> bulunmaktadir ? ve nicin ?..lutfen sorgulayin !...
> >
> > Selam ve SAYGILARIMLA..
> > ARZ Ederim...
> > MOZKAN..
> >
> >
> >
> >
> >
> > ASKERIN KONUSMASI GERI TEPMISTIR
> >   ?
> > IRTICA GELIYOR, LAIKLIK ELDEN GIDIYOR KURU GURULTUSU MGK'DA OLSAYDI
> BELKI DAHA ETKILI OLURDU
> >
> >  Degerli dostlar
> >  Butun ulusal TV kanallarinin onunde butun miletin dinledigi bir
> konusma saf
> >  inanci icindeki Anadolu insanimiz tarafindan hic de begenilmemistir.
> >  Askerlerin konusmalarinda begenmedikleri, millet nazarinda daha onore
> >  olmuslardir.
> >  Ozellikle Basbakan Memur maaslari, cay ve findik konusunda ayagini
> yorganina
> > gore uzatmasi nedeniyle hemen hemen medya genelinden aldigi ovgu
> yaninda
> > ABD'de BUSH ile gorusurken Buyukanit'in aci ve sert  elestirileri bir
> > talihsizlik olmustur.
> > Bir hukumet baskaninin yabanci bir ulkede resmi gorusmeler yaparken
> > ulkesinde kendisine agir elestiriler yoneltilmesi elbette basbakan icin
> > talihsizliktir ama RTE bu elestirilere karsi takindigi tavir ile dik
> > durmasini cok iyi bilmistir.
> >
> > Elestiriler geri tepmistir.
> >
> > Kurmaylik egitim ve ogrenimi askerler icin gecerlidir ama gorunen
> odur ki,
> > hukumetin kurmaylari da devlet yonetmenin bilincinde ne kadar basarili
> > olduklari cok acik farkla gorulmustur.
> >
> >
> > zkentel@...
> >
> > SAYGILARIMLA  ZEKI  KENTEL
> >
>
> Bilgilerinize...
> Metin OZKAN Vadisi
>
> Hicbir an kuskum yoktur ki, Turklugun unutulmus buyuk uygar niteligi ve
> buyuk uygar yetenegi, bundan sonra ki gelismesi ile, gelecegin yuksek
> uygarlik ufkunda yeni bir GUNES gibi dogacaktir.
>
>
> Ne Mutlu Turkum Diyene!!
> Mustafa Kemal Ataturk
>
> Bilgilendirilmeyi arzu etmeyen arkadaslarimiz konu bolumune RED yazip Reply
> (Yanitla) yapabilirler...
> >
>
////////////////////////////////////////////////
-- 
NECATİ  ÇAVDAR
Ekler (1)

YOSMA.RTF
27 KB   Görüntüle   İndir
https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=33670812#editor/target=post;postID=115966156379552614;onPublishedMenu=posts;onClosedMenu=posts;postNum=0;src=link


Yosma Şiiri - Necati Çavdar - Antoloji.Com

www.antoloji.com/yosma-26-siiri/


///////////////////////////////////////////////////////////////////////////////

ahmet dogan simsek 


Re: {liberal-izmirliler.3320} Re: Zeki Kentel ve Saygisiz Genelkurmay Baskani

Bu tip Hükümetlerin olusmasindan yakinanlar baska turuü hukumet olusmasinin tum yollarini tikayan askeri memurları suclamalidirlar aksi halde basiretsizlik ornegi vermis olurlar. Siyaset bu kadar mudahale olmasa gidip kimse ABD den icazet almak zorunda kalmazdı. ustelik mudahale edenlerde our boys olan ABD den icazetli askeri memurlardi
A.D.Simsek

Necati Ç¡vdar <necati...@gmail.com> wrote:
Sayın Özkan,
Başbakan için ekte sunduğum "Yosma" şiirini (www.sairinyeri.blogspot.com)yazmış
biri olarak görüşlerimi sunmak istiyorum.
Bir ülkenin siyasetçileri için -dışardaki çıkarları korurken- en
büyük güçlerden biride silahlı kuvetleridir.
Anack bu gücü kullanmak için, o gücün siyasetçinin yaında olduğunu
hissetrmesi de önemli.
Siz beğenin beğenmeyin gitimiş, dünyanın sayılı bir gücünün başı
ile konuşuyorsunuz.Ancak arkanıda size güç vermesi gerekenler isizin
için farklı ses çıkarıyor.
Adama kıçı ile gülerler.Ve ülkeniz için hiç bir yeş eldrde
edemediğiniz gibi"sen ancak bana muhtaçsın" derler.
Milletini seven hangi kurumun başı, başbakanı başkaları ile pazarlıkta
iken ona çelme takar.
Onu sıkıntıya sokar?..
Askeri memurlar varsa proplemleri usulune göre ilgilyerlerde ifade

etmeliler.Ancak oluorta resmi elbse ile olmaz.
Adamı beğenmiyormusun.mümkün.Çkarırsın elbiseni, planı projeni millete
sunarsın.Kabul ederlerse buyurur yaparsın.
yoksa milletin gettirdiğini milet götürür.
Mevcut askeri memurların yaptıkları, yeniçerilerin kazan
kaldırmasından farkı ne?
Efendim irtica varmış?
varsa ispat et.Onunla savaÅŸacak mekanizmalar belli ve yapar.Ama senni
savaÅŸmlan gereken PKK..
Var ve ordada.ABD ve billel neler ssun dediler ateş kes yaptık dedi.Gazı kesti.
peki konuşan askeri memurlar ne yapıyor.Kandildeki basın toplantısını
izlemekten baÅŸka.
Millete ve milletin seçtiklerine silah göstereceğine, git milletin
eline verdiği, namus ve şerefine tevdi ettiği silahları silah
çekeceğine çekde milletde, vatanda rahatlısın.
Yoksa Ankara'da yani taş kışlada çart curt ötme.
Memursan memurluÄŸunu bil.
Cumhuriyetmiş! Cumhuri idareye ben senden daha çok ihtiyacım olduğu
için sahip çıkarım. Babam da gelse saltanat istemem. Kaldıki senin
gibi diktatör heveslillerini hiç istemem
Bunu diyen babayiğitlered e lütfen askeri vesayet altındaki idareye
razı olur gibi tavır takınmayın.
Bırakın Sayın Kentel de söyleyeceğin söylesin.
Hemde özgürce.En az konuşmayıp iş yapması gereken askerni memrlar
kadar oda konuÅŸsun
Saygılarımla
Necati Çavdar

////////////////////////

2006/10/8, Metin OZKAN :

>
> Sayin Z.KENTEL ;
>
> Cevabi Yazinizi dikkatlice okudum.Sayin Genelkurmay Baskani Org.Yasar
> Buyukanit'in aciklamalari sizin yaptiginiz degerlendirmelerin tam aksine
> kara bir leke degil tertemiz yeni bir sayfadir ama tum gonderdigimiz bilgi
> ve belgeye ragmen yapmis oldugunuz bu degerlendirmeniz bende uyandirdirdigi
> izlenim; sizin gibi bakar korlerin bu sayfayi hicbir zaman okuyamayacagi
> seklidedir..Bunun icin sizin yazdiklarinizi ben simdi sizin icin yaziyor ve
> iade ediyorum "Allah sizin gibi kafalardan bu ulkeyi korusun"
>
> Yazinizda CHP nin iktidara gelmesini bende isterim diye yaziyorsunuz o sizin
> siyasi tercihiniz olabilir saygi duyariz ama bizi ilgilendirmez ancak bu
> ulkede yasayan bir vatandas olarak ulkenin birlik ve beraberligiyle bolunmez
> butunlugu bizi ilgilendirir bu konuda hassas oldugumuzu Turk toplumunu
> curutenlerle uyutanlara karsi oldugumuzu her zaman yazarak gundemde tuttuk
> bu calismalarimiza son nefesimize kadar Allah nasip ederse devam edecegiz.Bu
> sebeple konuyu partilestirmeniz bana cevap yazmaktan ote bir karistiri
> gorevi yapiyormussunuz gibi bir izlenim edinmeme sebep oldu..Bu sebeple
> fazla uzatmak ve size tekrar cevap yazmak arzusunda degilim ancak sonuc
> olarak yazinizda belirttiginiz ozgurluk, secim, demokrasi, saygi
> gostermek,ileri gitmek ,gelismek,bagimsizlik ve son olarak Basbakanina saygi
> gostermeyen Genelkurmay Baskani ifadelerinize gene acik kanallarda da
> yayinlanan ve kriptolari cozulmus ve bugune kadar tekzip edilmemis bilinen
> bir belgeyle cevap vermek istiyorum..Keza biz nisangahsiz atanlardan
> degiliz..Mutlaka bu belgeyi daha once okudunuz ancak bu sefer tavsiyem eger
> aidiyetiniz Turk toplumu ise lutfen ASAGIDAKI KRIPTOLARI COZULMUS METNI
> hatim ediniz
>
> Bu metin findik spekulatoru Cuneyt ZAPSU'NUN RTE' nin ABD ile bozulan
> iliskileri duzeltmege giden zatin temaslari sirasinda kaydedilmistir..
>
> * İNGİLİZCE TEYP KAYDI:

>
> This man is an honest man. And he has his own beliefs and he is true
> to his beliefs. Please try to... I'd say "exploit" is a bad word, but
> kullanmak or use... (Zapsu burada Türkçe kullanmak sözcüğünü telaffuz ediyor
> ve İngilizce nasıl denir anlamında dinleyicilere bakıyor ve bir Türk
> dinleyicinin hatırlatması üzerine sözlerine devam ediyor) take advantage of

> this man. Because this person has so much credibility, because of his own
> beliefs in the Muslim world and he believes in the Western style democracy.
> I think instead of pushing him down, putting him to the drain, use... Here
> and in Europe you should take advantage of that. This is my offer...
>
> * TÜRKÇE ÇEVİRİSİ
>
> Bu adam dürüst bir adam. Kendi inançlarına sahip ve bu inançlarında
> samimi. Lütfen şunu yapmaya çalışın... "Sömürmek" kötü bir kelime, ama
> kullanmak... Bu adamdan yararlanın. Çünkü bu kişinin çok itibarı var, hem
> kendi inançları nedeniyle Müslüman dünyasında, hem de Batı tipi demokrasiye
> inanıyor. Bence onu devirmeye çalışmak, delikten aşağı koymak yerine onu
> kullanın... Burada ve Avrupa'da bundan yararlanmalısınız. Teklifim budur.
- alıntılanan metni göster -
> Fethullah Gulen iddianamesi sadece iddianamdir. Içeriginden sizden

> baska (okuyandan) baska kimsenin haberi yoktur.
>
> AYINESI ISTIR KISININ LAFA BAKILMAZ
>
> Yedi iklim dort bucakta Turk okullarini siz dahil bilmeyen isitmeyen
> tek bir insan yoktur.
>
> Bu okullarin bu kadar guclu olmasi yurt disindaki insanimizin
> birikimlerini ulkedeki din dusmanlarinin ekmegine yag surmek yerine
> yurt disinda Turkiye'yi yuceltmeyi tercih etmelerinden / secmelerinden
> guc bulmaktadir.
>
> HAKIMIYET BILA KAYDI SART MILLETIN OLACAKSA MILLETIN ONAYLAMADIGI, OY
> VERMEDIGI INSANLARIN KURU GURULTUSU ARTIK SON BULMALIDIR.
>
> Halep oradaysa arsin buradadir. Iste tarıhte ilk defa bir hukumet
- alıntılanan metni gizle -

> yikilmadan 5 bes senesini tamamlamaktadir.
>
> Varsa bir secenek secelim
>
> Ben CHP nin bu milletin kalbini, begenisini, sevgisini, iktidarini
> kazanmasini isterim ama NEREDE O GUNLER?
>
> YOKSA MILLETIN SECTIGINE SES CIKARMAK, BEGENMEMEK KARSI GELMEK TE NE
> OLUYOR?
>
> BU IRADEYE HERKESIN SAYGILI OLMASI GEREKIR
>
> TERAKKIPERVER, SERBEST CUMHURIYET FIRKASI, DEMOKRAT PARTI, ADALET
> PARTISI, OZAL PARTISI, VE SIMDI DE BEYAZ PARTI VATAN HAINLAERININ
> DEGIL BU MEMLEKETIN ASLI EVLATLARININ KALBINI, SEVGISINI, BEGENISINI,
> IKTIDARINI HAK EDEN CIZGININ YOLUDUR.
>
> Bugun Ataturkcu gecinenler bu milletin gonlunu, begenisini kazanmak
> icin caba versinler ve sandiktan ciksinlar hukumet olsunlar
>
> Kimse vatani korumak, kollamak asli gorevi olan askeri milletinin
> uzerinden tank gecirerek sesini kesmeye kalkmasin !
>
> Genelkurmay Baskani Buyukanit'in konusmasi buyuk talihsizlik DEGIL,
> YURT DISINDA ULKENIN SAYGINLIGINA INDIRILEN BIR KARA LEKEDIR.
>
> 16. TURKIYE CUMHURIYETI IKI ADIM ILERI BIR ADIM GERI BU KAFALARLA CAGI
> YAKALAYAMAZ.
>
> 15 TANE TURK DEVLETI BU KAFLARLA BATTI
>
> 16. DEVLETI ALLAH BU KAFALARDAN KORUSUN
>
> Vazgectik ucagi, tanki yapmaktan, disaridan satin almaktan bir vida,
> bir civata, bir somun icin tamire Yahudistana gondermeye utanmiyor muyuz?
>
> Asker ekonomiyi, sosyal hayati yonetemez, bilemez Cunku ugrasacak
> zamani olamaz
>
> Millet bu kafalardan kurtulmak icin fabrikasini bulgaristana,
> romanyaya rusyaya tasiyor
>
> Avrupa bankalarinda 100 milyar TURK YUROsu Turkiyeye bunun icin gelmiyor.
>
> HERKES KENDI ASLI GOREVINI BILSIN VE YAPSIN
>
> SAYGILAR ZEKI KENTEL
>
> ***************************************
>
>
>
> --- In Belcikadaya...@yahoogroups.com, "Metin OZKAN"
> wrote:
> >
> > Sayin Zeki Kentel;
> >
> > Askerin konusmasi geri tepmistir, ABD'de Bush ile gorusurken
> Genelkurmay Baskani Buyukanit'in konusmasi buyuk talihsizlik olmustur
> diye yaziyorsunuz kanimca sizin bu yaziniz cok DAHA buyuk talihsizlik
> olmus keza Basbakan'in sizin temaslari dediginiz tv kanallarinda ve
> boydan boya ovguyle sozu edildi seklinde yazdiginiz belli cevrelerin
> ve medyalarinin RTE SOYLEDİ BUSH not aldi seklindeki sunumlari Takvim
- alıntılanan metni gizle -

> gazetesindeki arkadaslarin BUSH'UN not defterine yaptiklari zumla
> aslinda hicbir yazmadigi ortaya cikmis kendilerinin ve medyalarinin bu
> haberi patlamis durum 5/10/2006 tarihinde atv kanalinda haber
> bolumunde yayina alinmis ve aslinda bir kez daha BUSH'UN RTE'YE
> BUSHLUK degil PUSHT'LUK yaptigi ortaya cikmistir....
> >
> > Dolayisiyla yazinizda sozunu ettiginiz begenilmeyen Genelkurmay
> Baskani Sayin Org. Yasar Buyukanit'in konusmasi degil ORTAYA DAHA
> SONRA CIKAN BU REZALETTIR...
> >
> > Irtica konusunda ise bir sey yazmaya bile gerek yoktur devletin
> kayitlarinda mevcut GULEN Davasi iddanamesini okumanizi tavsiye
> ederim.Bu iddaname resmi olup bizim tek bir hece ilave etmemiz soz
> konusu degildir..En azindan GULEN su anda kimin himayesinde
> bulunmaktadir ? ve nicin ?..lutfen sorgulayin !...
> >
> > Selam ve SAYGILARIMLA..
> > ARZ Ederim...
> > MOZKAN..
> >
> >
> >
> >
> >
> > ASKERIN KONUSMASI GERI TEPMISTIR
> > ?
> > IRTICA GELIYOR, LAIKLIK ELDEN GIDIYOR KURU GURULTUSU MGK'DA OLSAYDI
> BELKI DAHA ETKILI OLURDU
> >
> > Degerli dostlar
> > Butun ulusal TV kanallarinin onunde butun miletin dinledigi bir
> konusma saf
> > inanci icindeki Anadolu insanimiz tarafindan hic de begenilmemistir.
> > Askerlerin konusmalarinda begenmedikleri, millet nazarinda daha onore
> > olmuslardir.
> > Ozellikle Basbakan Memur maaslari, cay ve findik konusunda ayagini
> yorganina
> > gore uzatmasi nedeniyle hemen hemen medya genelinden aldigi ovgu
> yaninda
> > ABD'de BUSH ile gorusurken Buyukanit'in aci ve sert elestirileri bir
> > talihsizlik olmustur.
> > Bir hukumet baskaninin yabanci bir ulkede resmi gorusmeler yaparken
> > ulkesinde kendisine agir elestiriler yoneltilmesi elbette basbakan icin
> > talihsizliktir ama RTE bu elestirilere karsi takindigi tavir ile dik
> > durmasini cok iyi bilmistir.
> >
> > Elestiriler geri tepmistir.
> >
> > Kurmaylik egitim ve ogrenimi askerler icin gecerlidir ama gorunen
> odur ki,
> > hukumetin kurmaylari da devlet yonetmenin bilincinde ne kadar basarili
> > olduklari cok acik farkla gorulmustur.
> >
> >
> > zkentel@...
> >
> > SAYGILARIMLA ZEKI KENTEL
> >
>
> Bilgilerinize...
> Metin OZKAN Vadisi
>
> Hicbir an kuskum yoktur ki, Turklugun unutulmus buyuk uygar niteligi ve
> buyuk uygar yetenegi, bundan sonra ki gelismesi ile, gelecegin yuksek
> uygarlik ufkunda yeni bir GUNES gibi dogacaktir.
>
>
> Ne Mutlu Turkum Diyene!!
> Mustafa Kemal Ataturk
>
> Bilgilendirilmeyi arzu etmeyen arkadaslarimiz konu bolumune RED yazip Reply
> (Yanitla) yapabilirler...
> >
>


-- 
NECATİ ÇAVDAR
////////////////////////////////////////
muhacir 

Re: {liberal-izmirliler.3320} Re: Zeki Kentel ve Saygisiz Genelkurmay Baskani

Slm,

Asagidaki yaziyi yazan Sn.Necati Cavdar beyefendiyi binlerce km.otelerden tum gonlumle kutluyor, yazdiklarina aynen katiliyorum.

Ellerinize saglik Sn.Cavdar.

Esenlik ve baris ile,
////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////
Amerikan Yahudi Kongresi Erdoğan'dan cesaret madalyasını geri istiyor


Rotahaber'den Umut Yavuz'a konuşan Amerikan Yahudi Kongresi Başkanı Jack Rosen, 2004 yılında Erdoğan'ın şahsına Yahudi Cesaret Madalyası takdim ettiklerini ama şimdi bu ödülü geri istediklerini açıkladı. Rosen, Rotahaber aracılığıyla iletilmek üzere Erdoğan'a açık bir mektup yolladı. Erdoğan daha önce bu ödülü geri vermeyeceğini söylemişti.

24.07.2014 18:45


Başbakan Erdoğan geçtiğimiz gün "Bana verilen Musevi nişanını dillerine dolamışlar. Ben o nişanı hediye diye, rüşvet diye kabul edip sustum mu? Hayır. Şimdi o tarihte verilen nişanla bugünkü olaylar arasında bağlantı kurup iade etmek ne kadar doğru olur?" diyerek nişanı geri vermeyeceğini açıklamıştı. 
Ancak Amerikan Yahudi Kongresi (American Jewish Congress –AJC) Genel Başkanı Jack Rosen, 2004 yılında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a takdim ettikleri Yahudi Cesaret Madalyası’nın geri verilmesini resmen istedi.


UMUT YAVUZ / ROTAHABER - ÖZEL
Twitter: @umutyavuz

Konuyla ilgili olarak Rotahaber’den Umut Yavuz’a konuşan Jack Rosen, AJC’nin resmi antetli kağıdıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a iletilmek üzere açık bir mektup gönderdi.
Rotahaber’in Erdoğan’ın Yahudi Cesaret Madalyası ile ilgili sorularına cevap veren Jack Rosen, 2004 yılında bu ödülü Başbakan Erdoğan'ın şahsına takdim ettiklerini söyledi. Ancak Rosen, Erdoğan’ın Yahudiler aleyhine yaptığı açıklamalar sebebiyle kendisine takdim edilen madalyayı geri vermesini istediklerini ifade etti.

Jack Rosen’in Rotahaber’den Umut Yavuz aracılığıyla Erdoğan’a gönderdiği açık mektupta şu ifadeler kullanıldı:

“Sevgili Başbakan Erdoğan
2004 yılında American Jewish Congress, en prestijli ödül olan Cesaret Madalyası ödülünü sizin şahsınıza; terörle savaştaki duruşunuz, İsrail ve Filistin için barışçıl çözüm sağlanmasındaki çabalarınız, dini tutuculuğu reddetmeniz ve Türkiye’deki Yahudi vatandaşlarını korumaktaki sadık sebatkarlığınız sebebiyle takdim etmişti.
Fakat şimdi, o ödülü geri istiyoruz.
 Size o ödülü vermemizden on yıl geçtikten sonra, siyasi çıkarlarınız için tehlikeli sözler kusan ve Türk halkını Yahudilere karşı şiddet eylemlerine kışkırtan muhtemelen dünyadaki en tehlikeli İsrail karşıtı lider haline geldiniz. Bu ay, İsrail’in topraklarına yapılan gelişigüzel roket saldırıları karşısında kendini savunma girişimine karşılık, siz İsrail devletini soykırım yapmakla ve Hitleri barbarlıkta geçmekle itham ettiniz. Bu türden zehir saçan ifadeleriniz, sadece Yahudi-Türk ilişkilerine onarılmaz hasarlar vermek ve masum insanların hayatlarını tehlikeye sokmakla kalmayıp, İsrail Hamas arasında devam eden ayrışmayı bitirmek adına çalışan meşru arabulucuların masasındaki koltuğunuzu da kaybetmenize sebep olmaktadır. Ortadoğu’daki tek demokratik devlet olan İsrail’i yanlış bir şekilde Hitler ile kıyaslamak yerine, (ki bu hareketiniz sadece uluslar arası arenadaki kredibilitenizi mayınlamaktadır), Türk liderliği, Hamas’ı İsrailli sivillere karşı giriştiği saldırganlık eylemlerini durdurması konusunda etkilemek için çok daha iyi kullanılabilirdi.
Bizim ödülümüz, Yahudiler, Amerikalılar ve daha barışçıl bir dünya arzulayan insanlar için önemli olan konularda gerçek cesaret gösteren ve duruşuyla Yahudi topluluğunun takdirini hak eden kişiler içindir. Sizin şu anki duruşunuz, medyada gördüğümüz kadarıyla, tiksindiricidir ve Yahudilere olan saldırılarınız size bahşettiğimiz bu onuru şüpheli hale getirmektedir.
İsrail-Filistin ayrışmasından etkilenen herkes için; sizin barış yanlısı olmanız ve onurlu bir arabulucu pozisyonunuz için kapıyı açık tutmanız daha iyi olacaktı; fakat açıkça görülüyor ki durum böyle değil. Bu sebeple, size verdiğimiz ödülümüzü iade etmenizi rica ediyoruz. Eğer İsrail, Yahudiler ve barış arayışları hakkındaki görüşlerinizin bu şekilde dramatik bir değişime uğrayacağını bilseydik, size en baştan bu ödülü vermezdik. Buna rağmen, görüşlerinizin zaman içinde değişeceğini umarak, biz de size Cesaret Ödülünü geri verebilmeyi ümit ediyoruz.
Saygılarımla
Jack Rosen
Başkan
Amerikan Yahudi Kongresi "


//////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////


Başbakan o ödül hakkındaki kararı verdi: İade edecek

http://www.cnnturk.com/haber/turkiye/basbakan-o-odul-hakkindaki-karari-verdi-iade-edecek

Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç, Başbakan Erdoğan'a verdiği Cesaret Madalyası'nı geri isteyen Amerikan Yahudi Kongresi Başkanı Jack Rosen'a Başbakan adına bir mektup yazarak "ödülü vermekten memnuniyet duyacaktır" dedi.

Büyükelçi Kılıç'ın 27 Temmuz'da yazdığı mektup, "24 Temmuz'da yazmış olduğunuz mektuba cevaben aşağıdaki tespitleri size iletmem adına Başbakan tarafından yönlendirildim" diye başlıyor. Hurriyet.com.tr'nin haberine göre, mektupta, “Erdoğan’ın madalyanın veriliş nedeni olan aşırıcılığa karşı mücadele, Filistin-İsrail sorununda iki devletli çözüm veTürkiye’deki Yahudi toplumunun güvenliği konusunda aynı pozisyonunu koruduğu” ifade edildi.

/////////////////////////////////////////

İsrail Lobisi

Ve
ABD Dış Politikası

http://www.ozetkitap.com/images2/THE_ISRAEL_LOBBY.pdf

John J. Mearsheimer
Chicago Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi
Stephen M. Walt


 Harvard Üniversitesi Kamu Politikaları Fakültesi Öğretim Üyesi
///////////////////////////////////////////////////////////////////////////////





UNUTMA

Posted by Picasa UNUTMA

Az ye,
Yutamadığın lokmayı
Ağzına alma..
Sevgi tükenir, aşk biter..
Fakat;
Bağlanan umutları,
Anadolu’nun zenginlik yüklü dağlarını,
Verimli ovalarını, çağlayan sularını
Hele hele vakur insanlarını,
Fakir ama dağ gibi yürekleri unutma..

Millet, unutur zannetme
Her şeyi afeder de
Verdiği “iradeyi” kullanmayıp
Birkaç günlük saltanat için;
İradesini “güce” satanı afetmez
Sen sen ol; Çevik Bir’i unutma

“Kurtarmak” için;
Yemin ettiğin Kudüs’te
Selahattin’i unutma..

Kasımpaşa’da küheylan
Tel- aviv’de; yosma
Millete kin kusma
Kıvırtıp,
El planlarına koşma

Yosma..
Aşka gelip, yanaşma!
Çizmeyi aşma..

Şayet, şart ise;
Sat; kendini.. Milleti; satma
Katarina, hasiyetini!
Unutma...

Saltanat ne ki,
Dolar?
Bir kaç duraklık
Onca delikanlılık,
Bir saatte ne ola ki, bu ödeklik?

Sürgünlere süren
Şerefsizlere eş
Sen milletin sinesine koş

IMF maşası
USA kasası
Soroz yasası
AB kesesi...

Bu ne inat?
“İlla masada..”
Yosma!..

Unutma:
Bağır, başka.. Kucak başka ...
Yosma!..

Haziran 2005 - Doymuş Köyü / Çeltikli
 Posted by Picasa
 Posted by Picasa
TBMM'den Ankara... Posted by Picasa

NE EDEYİM?

Posted by Picasa Sultanlığı; ben ne edeyim?..
Bırakınız; isimsiz, sansız gideyim.

29.04.2006 -TBMM

 Posted by Picasa

30 Eylül 2006 Cumartesi

YARA, DİLİM


 YARA, DİLİM....

“Kuş’’atılıyor ana dilim
Yapılmıyor; konuşma, bilim
Türkçe gidiyor; yara, dilim
Birlik, dirlik olur; dilim, dilim


Eylül 30, 2006





 



Vatan Hainliği Telafi Edilebilir.
Din ve Dile Yapılan İhanetin Telafisi Olmaz.

Yılar önce;
“Yara, Dilim
‘Kuş’atılıyor ana dilim
Yapılmıyor; konuşma, bilim
Türkçe gidiyor; yara, dilim
Birlik, dirlik olur; dilim, dilim” (1)

diye çığlık atmıştık.
Kim duya, kim duyura..?

Batı’nın karanlık, İslam dünyasını aydınlık çağlarında Avrupa’da derebeyler vardı.
Bunlar kontrol ettiği alanın kanını emerek şatolarına tıkınıp, bütün alemi “şato” etki alanı.. İnsanlığı da lütfedip içeri aldığı kimi esaretten kimi azat kabul etmez gönüllü kölelikten dolayı orada olanlardan ibaret sayardı..
Diğerleri ya düşman ya da “yok” hükmünde idi.
Şatolar, surlarla çevrilir, istenmeden içeri girmek ölümle sonuçlanırdı.
Bu gün günümüz siyasası ve de “edebiyat” dünyası da bu durumda..
Birkaç şato ve birkaç derebeyden ibaret..
Şayet şatoya girmiş derebeyin kontrolünde isen varsın.
Değil isen zaten “yok”sun..
Senin var olmana; derebeyler, dükalıklara, şatolara hükmeden, klânlar, sanat ” tanrıları” karar veriyor..
“En izleksel, öznel- nesnel söylemsel imgelerle hermetik, tematik, tikel ve tekil … dizinler” kurar isen; oldun.
Yok .. Milletin sesi, dili, yüreği olur isen yandın, “yok”sun..
…………..

ADALET..ADALET yine ADALET …!
Hukuk- adalet…
Birinde kanunilik, gücü elinde tutanın hakimiyeti.. Çoğunluğun kararı ve onayı..Diğerinde hakkaniyetlik, mazlumun hakkının gülcüye karşı korunması, milyarlar karşısında bir kişide olsa onun Hak’kının teslimi söz konusu..
Nemrut, Firavunlar, Hitler, Mussoloni, Mustafa Kemal,
Stalin, Pol-Pot ve diğer tiranlar, döfakto yapay yapı İsrail; elbette yaptıkları işleri dönemlerinin mevcut “hukuki” şartlarına uygun olarak ya da hukuki şartları uydurarak yapmışlardır. Bundan sonra da halkın onay verdikleri dahil her türlü dikta heveslisi kimi güç sahipleri
adaletsizliklerini “hukukilik” kılıfıyla örteceklerdir. Fakat o gün insanlar bunu kabul edip sindirse de çoğunluk

benimsese de yanlışlıklar “adalet” kavramıyla değerlendiremez.
Hukukilik; sıfırdan başlayan artı rakamlarla ifade edilebilir. Ancak adalet terazisinin artı sonsuz ile eksi sonsuza uzanan ölçme, değerlendirme imkanı ile Haklının hakkı, zalimin cezası belirlenip, sağlanır.
Tıpkı şiirde de okunacak ile çok okutulan, okunan aynı şey değil.
Tanınmış – tanıtılmış; aynı kavram değil ise şair ve “kendine şair diyen/dedirten de aynı değildir.
Ölçü yanlış olunca sonuç da yanlışa çıkar.
Bir kilo, tüm ölçülebilen ağırlık için bir kilodur. Fakat bir kilo demir bir kilo altı değerinde değildir.
Her değer kendi cinsiyle kıymet bulur, onunla ölçülür.
Kimi dukalıkların şatolarına girip, “klan”lara bende olanlar; kimilerini şair saymıyor.
“Aruz”un anlam ve hesap denklemini çözemeyen “ hece”nin ölçüsüne boy erdiremeyen elbette zekanın sınırlarını kendi belirleyecek..
Ölçüyü – tartıyı kendi uyduracak..
“Hece” ölçülerine uymaya çalışmayı “anakronik bir tutum” ve de “hece”nin ifadeye kazandırdıklarına “ plastik güzellik” “diye niteleyip hiçbir ölçü,tartı, anlam kıymetinin semtine ayak basmayarak “postmodern iştihalar içinde”; “retoriğini” de kendi belirleyip “serbestin” en derekesinde efelenecek ki kendinden menkul “şiir” vadisinde sözü, kelamı olsun, “varlığı” bilinsin..
Aksi takdirde kıymeti ne ola ..?
Mesela..
Necip Fazıl, onlara göre şair değil olsa olsa “ikinci seviye..”
Ancak, Stalin’e “kul olup” kominizim arpalığı, imparatorluğu imkanları ile “tanıtılıp”, ideolojik cila ile parlatılarak sunulan Nazım Hikmet, bir “nümera..” Mehmet Akif, “eh işte”..!
Söylenen söz şu:”Akif’e bazıları şair diyor..Ama…” Aması; aslında “şair değil” demek istiyorlar..

Şahıs , “şiirin adaleti” diye “eser” yazmış.. Görende cümle şiir genellemesi içinde “adalet “arayacak.. ” 1980 Sonrası Türk Şiiri Üzerine Eleştiri Ve Tahliller “diye kurnazlık edip, belli tarih kesitinde yazan herkesi kucakladığı sanılacak..
İlginçtir bu eşsiz esere de, çok şükür ki üyesi olmadığım Türkiye Yazarlar Birliği ‘ de “ Edebî Tenkit” dalında ödül vermiş.
Tuhaf olanda bu ya..
Ya sözde “mutedeyin” veya “mefkureci” camianın kalem/kelam erbaplarının klanlaştığı o kurumun “yazarlarla “ilgisi yok.
Ya da “eserin “ eserle alakası..
Veya her ikisi de ..
Kimi “gelenek”, milli “irfan” sevdalıları da “Edebiyat” a “edeb-siz”lik mührü vuran yayınları yetmiyor gibi kendi benliğinden “değişim”e, “dönüşüme” geçiş, maziden kopuş ve de kaçış babından acil “akın”a çıkmış olmalılar ki toplum önüne çıkarıp kürsü tahsisiyle “söz “söyletme makamında toplum önüne taşıyarak mükâfatlandırma yarışına girmiş.
Bir şair için değerlendirmede bulunarak
“Buradaki malzeme (izlek ve duyarlık) içsel bir tutarlılıkla şiirin tamamına taşınabilmiş olsaydı, eminim çok daha farklı bir sonuçla karşılaşmış olacaktık. Ancak üzerinde durulması gereken esas nokta tematik ve söylemsel bağlam açısından “” diye “milli” dili kullanarak “anlamsal ve de kavramsal çıkarımlara” devam etmiş..!


ÖLÇÜ ve REHBER…!
Elbette her kıymetin kendine has ölçüsü olur.
Hatta ölçüsüzlüğünde ölçüsü vardır..
Modern zamane şairi olabilmek için;
Epik- ontolojik takılmalı,
Poetik.. bir şekilde “imgenin “ dili kullanılmalı,
“ethos” ve “pathos” ayaklar çekilmeli..
Eskilerde Yunus, Molla Kasım süzgecinden geçerdi.
Şimdiler de - ise eser verenler; milletin kültürüne gönül diline, ruhuna uymasa da - Nietzsche’nin Baudelaire'in adı sanı bilinmez Octavio Paz’ın “Çarmıhına” geriliyor..
Yandın Veysel..
Yandın Aşık Şenlik..
Yandın Niyazi Mısrı..
Sen çoktan yosun Fuzuli..
Nedim, Baki öleli asırlar geçti.
Zira “aruzu” , hesap edemeyip “hece” yi kuramayanlar “manzum” şöyle dursun “nesri” çoktan terk edip “yaniii” ve “aynennnn”in kıskacında düz yazıdan da geçti..
“ Bütün güzellik ve etkileyiciliği ile beraber” öykünmesi, neşesiyle
“kafirlerden hegel’i çağırıyorum ortada vuruşmaya
/ismet özel adlı bir zülfikarla deşiyorum karnını” yazanı şiirin “semantik dokusu” içinde “şiirdeki tarayıcı zihnin alamatifarikasından ibaret bir durum saymak gerekir “ (şiirin adaleti- s.336) diye “Nefs-i Levvame “ makamı (!) vererek;
Şiirsellik tezgahında, Marksizm anaforlarından İslami kılıfa monte edilen İsmet Özel’i “tanrı”laştır.. Ve o” tanrı”nın mabet koruyucusu ve de kılıcı olarak da milletin başına ali kıran - baş kesen olarak fikir cellatlığına soyun..
Yetmez…
Kim dinler, kim duyar babından arkasından koşulan ve “irade”sine ram olup “Turgut Uyar” efsanesi uydur.. Biraz da “yedi güzelleme” izlek ve duyarlığı” içinde
“deneysel ve avangard” zırha bürünüp, “var oluşsal tecesüs” peşinde Cahit Zarifolu kekremsi çıkışlar yap...
Sezai Karakoç, “şifalı bitkiler” dükkanındaki (!) hazır kalıplarla teyemmüm edip sanat - edebiyat da da milletimizin düçar olduğu inkraz ve fetret döneminin figürleri olarak “Çağdışı sanat ve edeb-iyat-sızılık “ dükalığının dar sokaklarında köşe kaparak alan hakimiyeti sağlayan derebeylerine temana et.
Ölçüyü, onlara göre kur.
İleride..
“Maraşi “ dükalığı Angara şubesinin koruyucu- kollayıcısı ve de başkesni vaziyetinde konumlanan ve bu “edeb-iyat-sız” mahfillerin var ettiği takım tarafından adı çokça anılacak olan …
Yoz edebi tarih takipçilerinin temelsiz ,köksüz şatonun külhan beyi olarak sitayişle yad edeceği zatın parlattığı ( şiirin adaleti Ali. K, s.1- tanıtım sayfası) Ali “K”, namlı “izleksel eleştirmeni” dinlerken cinnet geçirecek duruma geliyoruz..
" Hermetik, tematik, izleksel, imgesel, siyasal,retorik, neo-epik, poteik “vs
Milletin kültürüne, gönül diline, irfanına, değerlerine aykırı ne varsa ölçüyü bulara göre kurup, kıymet verme sadedinde bulunuyor.
“ Şu söyledikleriniz..
Milletin kültürüne, gönül diline, irfanına aykırı…
Millet, bu kelimeleri hiç mi hiç kullanmaz.
Kullanan da hazzetmez..”diye itiraz ediyoruz.
“Kürsî”ye çıkarılmış, güya “söz” onun ya..
Pişkin pişkin “sanat tanrısı “ edasıyla “ … bunlar modern şiirin gerçeği. Bunları kullanmadan olmaz” hükmünü dikta ediyor...

Batı, değerleri imiş
Kullanmak gerek.”miş miş..
Sanki bütün insanlık Batı’dan ibaret.
Doğuda -batıda..
Güneyde - kuzeyde ..
Kıtalar üzerinde ayrı ayrı onlarca medeniyet havzası var..
Milyarlarca insan. İnsanın olduğu yerde aşk da olur, gönül de, ruh da.. Kim kimi tamamıyla kuşatabilir ki…?
Her havzanın ruh iklimi farklı olur.. Her havzada edebiyatı da sanatı da onu oluşturanlarca ortaya konur.. Elbette Cin ve İnsan olarak yeryüzünde yaşayan iki ırktan biri olma hasabiyle insanlık ailesinin ortak değerleri, buluşulan ortak kıymetleri olacaktır.
Yine de insan kümelerinin, topluluklarının..
Her havzanın kendi değer ve ölçüleri vardır.
Kendi kural ve kurumları bulunur..
Tümünü teke indirip şunun şurası birkaç yüzyıldır etkili olduğu kesin olan “Batı” değer ve kalıpları içinde değerlendirmek, ona tümüyle teslim olmak üretene, emeğe zulümdür.
Hasılı…
" Hermatik, tematik, izleksel, imgesel, siyasal retorik, ontolojik " olarak da geniş çoğrafya da makes bulan Türkçe adına rezalet.. Millet, geleceği adına tam bir soysuzluk.

ŞİİRİMİZİN BAŞ TACI MI UTANCI MI ?

“Yaşantıyla beslenmeyen şiirde zeka, kuru sıkı atan tabancadan farksızdır” dese de
“ Halkımıza inanmıyorum; bir de kımıldamasa ruhuna da. protez ya da değil birde kımıldamasa”
Şeklindeki bu örneği “şiir” diye sunarak ”… şiirinde zekânın başat konumda olduğu aşikâr. Zekânın başatlığı, zekâyla gelişen, geliştirilen bir şiirsel oluşumu imler” (şiirin adaleti.s.62) şeklinde güya şiir tahlili yapıp, şair değerlendirmesinde bulunuyor..
Anladık; meğer şair, kimler..?

Millet de sizin zekanızı “mimler” ..!
Bir başka bir örnek:
“Günaydın günaydındır ama
Siz başka sanırdınız
Sanmak zaten biraz da bir nehre benzemektir
Bir nehre sabahları iki kere benzemektir” şeklindeki yazıyı şiir diye değerlendirip bunu yazan kişi için de “..onu modern Türk şiirinin orta sahasına yerleştirerek oyun kuruculuk ve etkileyicilik anlamında önemli bir hinterlanda sahip kılmaktadır.
Bunun ‘tehlikeli değil bereketli bir orta saha gücü
olduğunu unutmamak gerekir” buyuruyor. (şiirin
adaleti.s.67)

SİYASAL CESARET ÖRNEĞİ
Necip Fazılları “ikinci sınıf” şair sınıfına koyarak Durmuş Ali Ekerleri “yok sayanların iktidara, güce kafa tutan şair örneğinin sözde şiirine bakın:
“mustafayı sevmiyorum kemali de, bence sevmiyorum, bir gün bilmeli(..) mustafayla suphiyi seviyorum ama sevmiyorum mustafayla kemali” ( Şiirin adaleti s.84)
Bu şiir…
Hem de “kemalizme muhalefet” ve de siyasal cesaret örneğine timsal olacak şiir.
Böylece önem verilen, değerlendirmeye alınan “böyük şairlerin” şiirleri ile ortaya koydukları ise “ imgelemin ideolojik, politik çevrelerin dışına taşması, daha doğrusu ideolojik bağlamda merkezkaç bir anlam dünyasını tebelür ettirmesidir”(şiirin adaleti .s.79)
“Şiirin yararına işleyen müphemlik “ örneği olarak verilen ve açıkça “Mustafa “ geçtiği halde “.. Söz konusu göndermelerin somut karşılıklarını yakaladıktan itibaren, şiir adeta net bir resim gibi açılmaya başlıyor. Şiirdeki Mustafa ismiyle
‘Ben ile biz ! Bize – mesela-/Mustafa diye birinin hiç/ olmadığını anlat. Öhö öhö” çekerek “siyasal gönderme “ yap, yüce şairlik makamını kap.(şiirin adaleti s.314 Birde madalya tak..
Aman Allah’ım, aklıma mukayyet ol.

POETİK İFADENİN YAPI TAŞI..!

“Kuşkulu Klan” değerlendirmesi:

“..söylemsel unsur (‘uzun gölgeli piç bir keşiş oldu tarih’ ) yaşantısal /varlığın (çapul gezerdim Lordlarım, hırçın kanımla oralarda )içinden zuhur ederek varoluş alanına taşınan ( “Bize savaş , arkadaşın düşünce başlar, dediler;/ Daha kaç arkadaşım düşecek,/ Dadanmayasın diye sen, kuzgun gibi leşime) poetik ifadenin yapı taşı. Haline getirilmiştir..
Böylece söylemsel imge, öznel nesnel arasındaki diyaletiği işleten bir dil olma hüviyeti edinir.”
“Kuşkulu Klan” şiirinde emperyalizme yönelik ironinin epik tonlamayla entegrasyonunu da ayrı bir başarı olarak kaydetmeden geçmeyelim. “ göz yaşımı kanıma tercih etmem müstesna./Lordlarım; göktaşı idim ya, emre tabiydi yörüngem” Ali K. Şiirin adaleti.s. 95) Müthiş(!) örnek.. Ne müthiş değerlendirtme..
İyi ki milli “edebiyat” hayatımızda bu değerler var..
Yoksa el alemin içine hangi düşünce, sanat edebiyat adamı ile çıkabilirdik..?
Edeb-iyat-sızlığımız mı , bahtsılığımız mı, desem ?…
Belki de bizimkisi “yazarın kastıyla okuyucunun algılaması arasındaki fark bir tür yanlış anlama diye adlandırılabilir “ (şiirin adaleti.s101)…!

“Bi bilmeseydim allahım kafirlerinde bildiği şeyleri yoksa kolay Amerika” (şiirin adaleti s. 3449 yazanı, “allahım inanmam lazım sana, acil durum ışıklarım yanıyor” diyeni bile “kozmik “ kılıflarla anlamlandıran ,

“Allah’ın irade ve varlığını sorgulama konusu etmesi bakımından tematik olarak doğrudan Allah’a hitaben yazılması olmasıyla..” da “Naat’ın negatifi diye tanımlayan” (şiirin adaleti. s.320-321”; Ali K isimli eleştirmene göre “şairlerin yer bulamadığı/yer verilmediği vadide “şair” ol…
Maalesef, şiirimizde, sanat ve edebiyatımızda “izleksel ve de imgesel “vaziyet budur.
Ne yapalım doğru söze ne denir ki: “insan nasılsa şiir öyledir” ..(şiirin adaleti .113) …..
Suç; eleştir-men –in değil ki..
Tenkit; eleştiri,
Münekkit de “Eleştirmen”…
Üniversitelerde düşünce firara çıkıp , üretim; “poydos” diyerek “kes - yapıştır, ondan -al naklet”i akademik çalışma sayarak “aşırma” doktora konusu olalı böyle..
İlmi hasiyet, yağcılıkla zemin değiştirince “olanlar” normal sayıldı.
Normali ise anormal..
Ne yapsın?
Edebiyat- sanat dergi, yayın vs ne varsa oralarda yer bulanlar, kürsülerde “söz” söyleme gücü olanlar bunlar..
O da elindekileri değerlendirip aynı mahfillerde yer alacak.
Haksızda değil.
Aslında alkışlanacak (!) bir çaba.

 

ŞATOLARA ESİR OLANLAR ..

Bu kendi şatolarını kuran ya da bir dukalığa gönüllü esir olarak kapılanarak - çoğu da “kamu “ imkanı ile - oradan halkı “gütmeye “ kalkanlar, bilmiyorlar ki şatoları sadece kendilerine ait.
Milletle bir bağları da yok..
Üstelik dijital çağda ne şato kaldı. Ne de orada oturan “edeb-iyat-sız “ asil kan lordlar familyası..
Kendilerini şatolara kilitleyenlere, tüm alemi kendi dukalıkları ile sınırlı sayanlara inat; ne söz (kelam) ve kalem sahibi yiğitler var ki Anadolu’nun en ücra köşesinde dünya parmakları altında, tüm cihana ses veriyor..
Milletin dili, oluyorlar.
Milletten ve de alemden haberi olmayanlar ya kendi şatolarına tabi olanlara ya da komşu şatolara bakıyor. Dünyayı anlamamaya gayret ederek milleten kopuk hayatlarını sürdürüp tiranlıklarını koruyacaklarını sanıyorlar.
Halbuki hiç de öyle değil.
Kıymetsizlikle ölçülen kıymet, alıcıya kapatılsa da yeteri pazar bulamasa da değerinden bir şey kaybetmez..
Üstelik sanal alemin sunduğu imkanları şimdilik yok sayıp, sosyal medyada, bolglarda, e-kitap, bağımsız sitelerde, şahsi yayınevlerinde yapılan kaliteli üretimi görmüyorlar/görmezden geliyorlar..
Millet hafızasının hala unutmadığı cinsten “Cönkler” devrinin elektron hızıyla yeniden başladığını kavrayamıyorlar bile..
Oysa boşa çaba..
Güneş apaçık ortada iken toplumda “seçtikleri”/ürettikleri “ kimilerini “aydoğdu” diye sahte aydınlama/aydınlanma peşinde gerek kamu gerekse cemaat/tarikat, sosyal zümre imkanları ile millete dayatanlar; hakiki ışık karşında gözleri kamaşıp gerçeği görmeyenler/göremeyenlerdir.
Işık süratında hareket eden yeni âlemde modern şiir izlekçilerinin “şair” dediklerinin boy bile ölçüşemeyeceği nesir ustası, zeka pırıltısı “Münzev-i Muhacir” gibi nice nice “Aslanlar” yatıyor da haberleri yok.

SORGULA..
FAKAT..
SURETİ HAKTAN GÖRÜNÜP HANÇERLEME

Geçenlerde hem de Devletin malı, milletten besli.. Hükümetin borazan ve de arpalığı Tv de geyik muhabbeti için çağrılanlar da “aynı teraneyi” söylüyor..
Pes dorusu..
Evet Mehmet Akif’de eleştirilebilir.. Fakat Sultan
Hamid’in yüceltilmesi için hem de edebi kişiliği üzerinden Akif’i basamak yapmak, niye..?
Siyaseten eleştir.
Hatta İstanbul’da işgal altında çalışma imkanı kalmadığından 3. meşrutiyet meclis konumunda Angara’da toplanan/ toplanmak zorunda bırakılan Büyük Millet Meclisin’de “vekil sıfatı” olduğu halde kişi ve ruh olarak neden “yok” olduğunu sorgula..
Hicaz’da.. Alamanya da..İstanbul da.. Kastamonu da
Nasrullah Paşa Camii’nde bülbüller gibi şakırken neden Angara’da ; sadece Taceddin Dergahı’na kapanıp, yanı başında Ogüst Mabedini gölgede bırakan Hacıbayram..
Angara’nın sultan (selâtin ) cami, Aslanhane (Alaladdin)..
Mimar Sinan eseri Cenabı Ahmet Paşa camiinde cevalan eyleyip, sesin gelmez..
Hayatın hiçbir alanında esamen niçin okunmaz ?
Karaoğlan Çarşısı’nda gezmez,
Kalenin burçlarında,
Ticaretin kalbi Saman, Koyun, At pazarları, Çıkrıkçılar
Yokuşu’nda gölgen bilinmez,
Haydi uzak diye Bulgurlu köşkünde görünmezsin..
Keçiveren, Abidinpaşa sırtlarında hava almazsın ..
Fakat onca bildiğin lisana rağmen Işıklar Caddesi’ne kümelenmeye başlayan yabancı misyonla hiç mi irtibata geçmezsin..?
Angara’da adeta yoklara karışırsın ..
Hiç mi esnaf, tüccar, bürokrat bilmez.. berber görmez, kahveci tanımaz.. Halktan bir Allah kulu ile niçin çay içip, sohbet etmezsin... Sahi 500 altına yakın maaş ile nerelerdesin?
Diye sorgula, kafa yor…
Angara’da Teşkilatı Mahsusa durumuna bak..
Eyvallah.
Fakat ..
Ne Hicaz çöllerinden Çanakkale’ye uzanan ruhu ne de milletin maşeri vicdanının sesi olan “İstiklal Marşı” Şairinin bir mısrasını yazma gücünü bulamadığın halde Mehmet Akif’in “edeb”i yönüne laf etme… Edeb-sizleşme..

……..
Baba katilleri ile aynı safa dizilip, atıldığın hücreden çıkıp çıkamayacağın belirsizken;
Zindandan Mehmede Mektup ‘da
“Zindan iki hece, Mehmed'im lâfta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim! “
Diyerek ne olacağını kestirememe endişesi içindeyken bile
Mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte!

Ölsek de sevinin, eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte! Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir! “ diyebileceksin, o
günkü en kötü şart ve mekanda bu günkü sözde “evliyalar” iktidarını (!) haber edeceksin..
Ama hiç bir “çile” izi bulunmayanlarca şair sayılmayacaksın..
Hadi oradan..!
Necip Fazıl ve “gerçek hakikate” düşman olanları anlarız. Onlar zaman gelir, pişman da olurlar..
Fakat “Necip Fazıl” pazarlayan muhitlerde “sureti Hak’tan görünüp” zehir kusanlara ne demeli?
………..
Evet, inanıyorum ki Akif’e İstiklal Marşı, o günün şartlarında yazıldığı mekanın uhrevi havası içinde dikte ettirilmiştir..
Eminim ki o mekanda , o şartlarda bir seher vakti cüzi iman sahibi mümin birine de nasip olabilirdi..
“Mehmet Akif” denen “millet sevdalısına” nasip oldu..
Ne ve nasıl olursa olsun milletin değişmez anayasası sayılan “İstiklal Marşı”, O’nun kaleminden çıkmıştır ya..
İstiklal Marşı’nın bir mısrağını “ dizemeyen” kafalar; Akif için “ona şair diyorlar” deme “edeb-iyat- sızlığı” ile karşı karşıyalar.
Edep dedik te..
Ufak bir makam , mansıp sahiplerinin ayak ucuna yatanlar için devrin en şaşaalı kişileri ile çıkılan yolculukta “güç” sahibi sanılan kişiye “edep” çıkışı yaparak onu insan makamına taşıyan ve bu tavrı ile mana aleminin zirvelerine çıkan Nabi, elbet de yoktur..
Zira Nabi “edeb”i ve “edeb”iyatına o kadar uzaktırlar ki kendilerinin ulaşamadığı mesafeyi ölçemeyip, “ Nabi ve Nabileri yok sayarlar.. Çünkü kendileri o ölçüler içinde sıfır bile değildir. Yıldızların yanında uydulardan yansıyanın esamesi okunmadığı gibi..
O terazilerde kıymetleri olmaz, adları dahi anılmaz..

ATEŞİN NARI, ŞEYH GALİB’İN “HAR”I
Şeyh Galip gelse küçük dilerini yutup lal olacaklara; palan vurmaya layık görür mü, bilinmez..
Zira..
Onun eşeği bile ;
“ Acebe kalur u tefekkür ider Kendü ahvâlini tasavvur ider”
….
Var idi bir eşek firâsetlû Hem ulu yollu hem kiyâsetlû” Çok çağlar görüp, geçirmiş..
Hem tefekkür, hem feraset, hemd e tasavvur sahibi üstelik “zeki” ve de “ulu yollu” idi.
Üstelik de;
“Kurd korkar idi kulağından
Arslan ürker idi çomağından ….
“Hoş-nefesdür diyü vü ihl ü fasîh
Hürmet eyler imiş humâr-ı Mesîh” Soyu sopu mesel olmuştu hatiplere Ediplere de nefesi hoş gelirdi..
“Çün meseldür ki dir benî âdem
Har eger hâr ü bî-temîz oldı
Çünkü yük tartar ol azîz oldı”
Müzikten anlar. Rast bilir.. Uşak makamına geçer. Muhayer çalardı.
Düşünüp, anlayana…

”ÇİÇEK - BÖCEK İLE ŞİİR OLMAZ”..(!)

Efendim “çiçek - böcek vs ile de şiir olmaz” mış..!
Haydi “benim sadık yarim kara topraktır..” diyen Halk ve Hak insanı Veysel’in yaratılma hikmetinin sevdasını anlayamayanlar ;
“ Sen altınsın ben tunç muyum? Aynı vardan var olmuşuz Sen gümüşsün ben saç mıyım?
Ne var ise sende bende
Yarın mezara girende
Sen toksun da ben aç mıyım?

Topraktandır cümle beden
Nefsini öldür ölmeden Böyle emretmiş yaradan
Sen kalemsin ben uç muyum?

Tabiata Veysel aşık
Topraktan olduk, kardaşık.
Aynı yolcuyuz yoldaşık
Sen yolcusun ben bac mıyım “ deyişini nasıl anlayacaklar..?
"En izleksel imgelerle hermatik tematik … dizinler " üreten "şair"ler, bu şiirlere de “şiir” demiyor/diyemiyor.
Başta işin çilesini çekerek yazanlara “şair“ diyemiyor..
Onlar postmodern öncesi, mitolojide kalıyor.
Zaten Fuzili’nin, Baki’nin, Karacağlan’ın, Hatayi’nin, Nesimi’nin esamesi okunmaz.
O "izleksel, hermetik , tematik imge" sahipleri ; şiir lobileri ve de kontluklarında sefa sürüp yukarda ki şiir den bir mısra üretemeyenler, şairleri cemiyetten de men ediyor...

E.. ne yapalım ki vatan hainliği sadece toprak satandan olmuyor. Dile hançer çeken, milli kültüre kezzap dökenlerde de fikri ve edebi anlamda büyük hainlerden olsa gerek..
Hele de “ milli” hars ve hislere yakın duruyor görünerek..
BİR KATRE ZEHİR, GÖLÜ PİS EDER

Gençler..!
Bizim ölçülerimiz var.
Beslendiğimiz, insanlığa yararlı, Hakk’a dayalı bilgelikler, destanlarımız var..
Ama bize ölçü diye sürekli Batı’lı batıl değerleri dayatıyorlar.
İnanmayın onların “hümanizma”sına
Bakın tümüyle koca Balkan’a
Bakın Cihan harplerine
Yetmez ise Afgan’a
Irak’a
Suriye’ye bakın Tükürün adaletine
Tükürün..
Yırtın, poetikalarını
Çöpe atın monorisasını
Varken elinde onca destan
Zira;
Suyu arındıramazsın, bir katre pisten

Şiir; meğer “çile” imiş
Seninki si “çiş”
Şimdilik demem, çüş
Git ve Piş

“İkinci seviye” imiş..!
“Öz yurdunda garip”
Öz yerinde “parya.. “
Git, çöplüğüne sıvış..
İşte simge;
Bit bile değilsin
Şahsiyette yavşaklık
İşte imge;
Sanat alanında;
Seviyede; çukur bile yüksektir
Esameniz okunmaz, alçaklık


DİL ve DİN

Dil, elbette yaşayan, gelişen bir şeydir. Değişimden etkilenir.
Ancak bu değişim zoraki olmamalı..
O zaman kendi mecrasında yürür, değiştirip geliştirdiğini “kendi” malı yapar.
Aksi halde iğreti durur..
Mesela İslam’ın orijinal metinlerinde olmamasına rağmen “namaz,niyaz, naz “ibi. Oruç gibi kelimeleri ilk karşılaştığı toplumdan alarak “kendi” malı yapmıştır..
Oysa Arapçada karşılıkları farklıdır.
Fakat millet meramını bunlarla anlatır ve anlar..
Batı üterimi teknoloji eseri olan “motör” ile karşılaşınca üzerine “ Maşallah” yazar, hiç yüksünmeden kullanır.
Fakat ismine de “motur”, der. Kendi malı haline getirir..
Yeter ki müdahale olmasın..
Ortada “g “ harfi varken, “k” kullanılarak “gardaş”, Türkçenin ses uyumuna aykırı bir şekilde “kardeş” yapıldı. Yapıldı da ne oldu…?
Başımız göğe mi erdi.?
Ermedi de millet bütünlüğü ile aramıza set kondu.
“Gardaş” dediğinizde Bosna’dan Çin seddine .. Vurallardan Basra körfezine kadar insanlar iyi kötü ne demek istediğinizi anlıyordu..
Bu ihanet en masumu..
Hala Anadolu’da yaşayan öz Türkçemizde “Bibi” kelimesi de öyle..
Onun yerine “hala” getirildi. Milletimin hala dediğine de “teyze”.. Ananın bacısı olan “hala” oldu teyze.. Babanın bacısı olan “bibi” oldu, hala..
Yani sağ gösterip sol vuruldu..
Şimdilerde “kuzen” fırtınası esiyor..
Hayat, kelimemiz vardı. Ve de evlerimizde “hayat” denen alanımız..
Hayat yerine kullanılan kelimeyi edebimden ağzıma
alamam…
Fakat, nasıl yapıldıysa devletin en yüksek makamında olanlar bile bu “edepsiz”lik çukuruna düşmekten kurtulamıyor..
Kalemin olduğu gibi “kelamın” yani “söz”ünde gücü, ağırlığı var.. “Hayat” kelimesiyle yerine kullanılan edep dışı o malum kelimenin ağırlığı bir mi?
Millet, bin yıllık yolculuğunda bazı kavram ve kelimeleri benimseyip kendi malı etmiş. Bununla oynamanın anlamı ne?

Elbette bir anlamı var.
En basiti şu:
Daha yeni elli kusur ülke İstanbul’da bir araya geldi.Orada bizim yetkiliklerimiz “Hayat” kelimesini telaffuz etseler, bir çokları ne denildiğini, konuşmacının kastını anlayacaktı..
Fakat onun yerine zorlanan kelimeyi kulansalar kimse anlayamadığı gibi bilenlerin yüzü kızarmıştır..
Öte yandan “Hay” diyerek , hayat veren, yaşatan, diri-lten anılacak.. Hem de gerçek hüküm sahibi hatırlanacaktı..
Bedavadan “sevap” kazanılacaktı..
CHP güdücülerinin harf değişiminin zor öğrenme maksadından öte “milletin kendi değerlerinden uzaklaştırma” gayesiyle yapıldığını itiraf ettikleri bilindiği halde neden hala CHP, projesi peşinde gidilir..?
Hem de bugünkü CHP yönetiminin bile uydurma ”ulus” , “ulusumuz” kelimesinden “millet”, “milletimiz” tahtına yükseldikleri bir dönemde.
Geniş tutup 300 milyona hitap etmek, hiç değilse dilde birlik olmak, bilişmek varken daha ilerisi kendi coğrafyan da milyarlara ulaşmak mümkünken içe büzülerek dili “azınlık” heveslere kurban etmenin anlamı ne?
Elbette başka diller bilinmeli.. Çok dili olmak, çok insanla temas güzel..
Fakat kendi dilini terk etmek, budamak, “dilsiz adem” olmak kötü.
Fransızı, İngilizi, Rusu, Çinlisi 500 yıllık dede edebiyatını okur..Fakat bizim milletimiz dedesinin mezar taşlarını bırakın sözde “inkılaplaşmanın “ öncüsü Mustafa Kemal’in “Nutuk” denen siyasi hatıra kitabını bile okuyamaz.
Mehmet Akif’i anlamak için lügat taşıması gerek..
Niçin?
…..
"Vatan hainliği" denen mülke - toprağa - yapılan ihanet, zaman içinde telafi edilebilir..
Hatta yeniden ihyası da mümkündür..
Ancak dine ve dile yapılan ihanetin telafisi zordur. Hatta imkansızdır..
Mesela :
Karabağ..
Filistin..
Alaska..
Amerika…
Uygur..
Kerkük…
Halep böyledir.
Karabağ.. İşgal altında da olsa Azarbaycan bilir ki kendi mülküdür..
Kenan diyarı..

İngiliz eliyle Yahudi yerleştirilip, döfakta işgal edilerek yapay oluşum yapılsa da mülkün sahipleri hiçbir zaman bunu kabul etmez, edemez.
Dönem içinde güçleri yetmese de ruhlarında her daim
“vatanı” yaşatırlar. Nesilden nesle milli hüzünle aktarırlar.
Kıbrıs işgal altında olsa da Halep, Musul ana vatandan koparılsa da millet kabul etmez, hafızasında yaşatır..
Kızılderili; bilir ki, işgalde de olsa Amerika; asli vatan..
Rus için Alaska, satılan/satılmış toprak…
Köklerinden koparılıp köleleştirilmiş Zenci için kendi nerde olursa olsun Afrika, ana vatan..
Bunlar gün olur alınır, bir gün olur “vatan”a kavuşulur ya da “ah vah la” yad edilir.. Milli hafızaya kaydedilir.
Ancak..
Dine ve dile yapılan ihanetin telafisi zordur hatta imkansızdır..
İşte Bulgarlar... İşte Macarlar ve başkaları ..
Dil gitti mi milliyet de gider..
Bugün Türk var ise İslam olması sayesinde var ve varlığını da bununla daim kılıyor.
İslam olmasa şu 200 yıldır yaşanan inkıraz döneminde millet diye bir şey kalmaz. Batılının dayattıkları ile bambaşka bir şey olunurdu..
Bu millet, “Türk” Dil Kurumu aracılığı ile Agop Mutafyanların dile ihanetlerine elli yıl direndi. Ne onlar gibi oldu, ne de onların dayattığı “dili” benimsedi.
Fakat kendi zannettiği, kendinden bildiklerinin yaptıkları karşısında aynı öz savunmayı yapamıyor. Agopların, -bir proje olarak millete dayatılan - CHP ve de Ecevitlerin yapamadığını yaptıramadığını kendinden bildiği kendi zannettiği her alanda öne çıkarılmış kişi/kurum aracılığı ile sunulan zehri soluyabiliyor.
::::::::::::::::

1) https://www.google.com.tr/?gws_rd=ssl#q=yara+dili m++%2B+necati+%C3%A7avdar
/
2) http://blog.milliyet.com.tr/vatan--hainligi-telefi-edilebilir-din-ve-dile-yapilan-ihanetin-telafisiolmaz/Blog/?BlogNo=528892
Necati Çavdar @necaticavdar Vatan hainliği telafi edilebilir. Din ve dile yapılan ihanetin telafisi olmaz / Şiir / Milliyet Blog blog.milliyet.com.tr/davutoglu--cag…


Alfabe

Türkçe'yi; -Bin yıllık alfabemizi- kaldırıp sadece Latince'ye mahkum eden zihniyet, zalimlikte çağdaşlarını fersah fersah geçmiş, milletine ihanet etmiştir.. Türk ve Müslüman olanların bu zilleti savunması mümkün değildir..
Milleti bir günde cehalete teslim ederek Gavura kiralamak da neyin nesi. .?
Kaldırılan alfabe Arap alfabesi değil özbe öz Türk alfabesidir.
Zira Türkçe'nin latinalfabesiyle yazılıp okunması mümkün değildir..
Bu zalimler, Türk alfabesi yanında latin, kril ya da japon alfabesi de öğretebilirlerdi...
Gavurdan aldıkları talimatla milletin tüm değerlerine savaş açtılar.
Konuyla ilgili olarak "milli şef" diktataör İnönünün itirafını okuyun.. Anlarsanız...!

Necati Çavdar
2016 Nisan/Ahimesud

(((((((((((((((((((

https://www.antoloji.com/uyan-357-siiri/









 Posted by Picasa

 Posted by Picasa



 Posted by Picasa

Mescid-i Aksa'yı sırtlanan bebek

Mescid-i Aksa'yı Sırtlanan Bebek Kenan diyarında Kandiller yanar mı Zevke dalmış, insanlık yara sarar mı?.. ... Mescid-i Aksa'yı sır...