28 Şubat 2020 Cuma

Yıkıldı gönül sarayım, gardaşşş

Kimseyi hr görme
Kim nasıldır  Allah bilir
Kötü deyip yerme kardaş
Haktır canların yapısı
Kimse de yoktur tapusu
Son durak gönül kapısı
Ötesini sorma gardaş
Gonül bilmeyenler çoktur
Bilmeyen de gönül yoktur
Bilmiş ol da gonul Haktır
Sakın  olda yerme gardaş
Tek Hakim dir ulu gani
Bir yaratmış seni beni





VEREN ALIR TATLI CANI 
ÖTESİNİ SORMA  gardaş 

 Yıkıldı gönül sarayım
Gurulmaz ki guram  gardaş
 Varılmaz ki varam gardaş
“Tütmez ocak
Sönen ışık “
Yakılmaz ki yakam gardaş
 
“Hıra’nın başında
Yetişir meşe
Yaşı gelmiş
Altmış beşe
Gündüz  hayalinde
Gece düşünde “

Teller kesildi  aramaz oldu.
Gonu komşu göremez oldu

... neyin nasıl maralı
sorma gardaş , sinem yaralı

,................................
………………………..
Dağlar başı benim mezarım osun
Mezarıma yılan aıyanlar gonsun
“Gözüm yaşım siim siğim
nasibim almadan gidiyom 
 ettme gardaşım”



Bir gardaşım vardı nasibin alsın
Toprak beni çağırıyor gardaşım
Bir dileğim vardı gadir Mevledan
Ayrı düştüm anam babadan
Nasibimiz gayrı gelmez Hüdadan
Gözüm yaşım silin gitme gardaşım
….
Yolumuz düştü gurbete
Dönemedik be gardaşım
Hasret kaldık memlekete varamadık be gardaşım
Gurbet gurbet zalım  gurbet
Evimize ettin hasret
Bırak artık yakamızı

Her gümüm zor çile gurbet

saç ağarmış bel bükülmüş 
bilemedik  be gardaşım
başımız  yastığa düşmüş  ölemedik  be gardaşım

şu feleğin acayip işi 
rüyalarda , gördüğm düşü

..................... 
"Duman almış Hıra dağın başını
kim silecek gözden akan  yaşımı
acı geldi..Kim teseli edecek 
kim silecek 

kim istemez
  haldan bilen lere  denk gelmedim gardaşım
mal mülkünüz sizin olsun
yokluğumuza sevinip sefa sürün "

hıra  daı bakıp bakıp bakıp ağladım
Güllüğzüne gidip seller gibi çağladım
 Taş tepede  kara daşlar bağladım
şehit pınarında özüm Hakka bağladım

dile gelir mi o meşeler
....
alıç toplama bahane "

"Hıra dağı yeni geldim gurbetten
ayrılmaz başım  derten  vay dert dertten"
 kemlik gelmez merdoğlu mertten
çıkarı için  yüze gülenden 
gölgesi mi dalı mı olur, kötülerin 


Yiğit olan atdan düşer yine atlanır
Yiğit olan ata biner atlanır
Yiğit olur her cefaya katlanır
yiğit gölgesinde  yiğit saklanır
kötülerin  gölgesi  olmaz.dalı olmaz 

yiğit gölgesinde   garip saklanır
kötülerin  gölgesi  olmaz.dalı olmaz 

.........................................


kokrken burnuma hıra  diyarı
bağlayınca gurbet  varamma
mah yüzüne 
bahçesine girip gülün deremem 



Gidemem sılama
garlar yağar yoluma

gardaş sılaya koymuyor o gider zoruma
dostlar sılaya koymuyor  o gider zoruma

Hüzünleri duymuyor
zorla da olmuyor
gönülsüz de olmuyor 
Hoyhoydan ötesi
hıç gırıklar tutası
ana sorma gurbetiayrılığın yarası

yemişenli den kuyunun çayıra
Aygır ırmak olup akar içime 

çağlar gözlerim  silemem 


Hıra baba biz gel edince 
gurbet elde duramam 



Gardaş selam almıyor
kimse hüznünü duymuyor
eller halin bilmiyor

gardaş sılaya koymamaış o gider zoruma
dostlar sılaya sokmamış  o gider zoruma

........................

Doslar ne edem Toprak beni çağırıyor
unutmasın tez gelsin diye  Toprak beni çağırıyor

Dizde derman olmasa 
gözde yaş durmasa 
şu hava ,su toprak beni çağırıyor

sevdiklerim yüz çeviriyor
  kapılar kapanıyor




ŞAİRİN Yeri Necati ÇAVDAR

19 Şubat 2020 Çarşamba

İstanbul; bir hayali yuttu


Bu gün o günmüş
umut,
mutluluk, hayal
 ve son imiş
kıvırcık saçlar
yüzdeki ben
Hayal meyal , hatırlanan hatıralar
.............

sat akşamın sekizi
hiç olmadık bir istek

"haydi yeter, gidelim "diyor
acaba neden
niçin
.....
eve  varınca
kara haber:
Bir akşam, son bulmuş hayaller.
annesi üzgün, "ayrılıyorlar" diyor
........
elbet hayırlısı
yaratan, Mevla neylerse güzel eyler
umar ve dileriz sonu hayır olur
bilmiyoruz, ne yazgılar
elbette yaşanacak , kader
verse de acı verse de keder
........
demek; buraya kadar
hatıralardan silinir miki
o kıvırcık saçlar
............
Ağrı, Taşlıçay, bir umuttu
ne , nesıl çabuk unutttu
İstanbul; bir hayali yuttu
.......
 umut, mutluluk, ve son
...............
ve 3 Recep 1441
Regaip kandili
Haber veriyor:
"Adliyedeyim.Evraklar hazır"
Kalır mı insanda huzur..?
Ne oldu .. Ne idi kusur?
.......
28 Şubat, karanlık mı aydınlık mı
Bilmem hayır mı şer mi
Kalabalıklar, kalabalıklar
Koca koca dağlar
en geller, engeller  kalabalıkları bağlar
kalabalıklar bir  yüzde, gidiş mechul
Cumhurbaşkanı ile engelleri aşıp kurtul
Dağdan iniş, selemet;  düzde

Rüyada Cumhurbaşkanı ile gez
Gündüz olsun,  ne yazarsan yaz

Evraklar, hazır yolda
her an boynunda Hayr da şerde
Kurtuluş, sabır.. Akibet hayır ola.
...
Bir  bahar bekliyoruz.Mevsim an
Rüyada milletvekili, patlayan volkan
6 Mart 2020 , Mahkemeye  dayan
Duruşma günü,2020 4 Nisan
...

conana çıktı bela, korkuyor tüm insan
aman kaçın diyor dünyada bütün lisan

..................
ve  hayat "yeni normale" döndü
açıldı devlet, memur işine döndü
mahkeme yine bir kutsal gündü
 19 Haziran 2020, cuma gündü
İstanbul, o gün "ayrıl" kararı verdi..
Direndi direndi yedi yıl oldu 
zorlasan  ne olmayınca olmuyordu
olana rıza,  her şeyde bir hayır bildi
19 Haziran 2020

ŞAİRİN Yeri Necati ÇAVDAR

11 Şubat 2020 Salı

YUSUF diyarında Bayram var Firavun gitti. MÜBAREK OLSUN



YUSUF dİyarında Bayram var
Firavun gitti. MÜBAREK olsun
Yorumlar

  • Vallahi, dünya eski dünya olmayacak
    Mübarek olsun


    Siyonist yapı darda.
    Küfrün maşaları diktalar zorda

    YUSUF diyarında Bayram var
    Firavun gitti. MÜBAREK olsun
  • Necati Çavdar Firavun'a üç "Cumalık elvada" yetti
    1
  • Salih Demiryürek yaşasın mısır halkının şanlı direnişi.kahrolun tüm firavunlar.dualarımzla.
    3
  • Ziya Badur mısıra artık bizi götürürsün,salih abi
    1
  • Ömer Bolat Bir firavun gitti, diğeri geldi.Fark şu ki, şimdiki firavun ayağını denk alacak.Yine de ümitvarım..
    2
  • Necati Çavdar ........................

    1517 , Osmanlı sultanı 1.sultan Selim (Yavuz Sultan Selim (Kanuni Sultan Süleyman'ın babası) Mısır'ı feth etti Değişik yerlerde esir edilip dönemin en büyük köle pazrı Mısır'da satılan "Türk kölelerin " kurduğu Mısır ve S
    uriyede "askeri bürokrasiye" dayalı oalrak hüküm süren "Kölemenler" ya da "Memluklular "diye bilinen Memluk sultanı Tomanbay Mısır'ı Osmanlı sultanı Yavuz Sultan Selim'e bıraktı.. ,
    1805 Mısır hidivi (Osmanlı Valisi) Kavalalı Mehmet Ali paşa , Osmanlı'dan özerkliğini ilan etti.
    İslam dünyasında ilk defa "devlet gücü ile " haçlıya" yaranmak için " " halka " Batılı hayat tarzı" benimsetilmeye çalışıldı.
    Onlara benzemek, benzetilmek yeterli görülmeyerek;
    1882 Mısır, ingilizler tarafından işgal edildi.
    1922 Mısır hidivi Ahmed Abbas paşa ,1.Fuad adıyla kralığını ilan etti.

    23 Temmuz 1952 'de "İngiliz yanlısı" ve İsrail'e karşı" pasif" iddiasıyla Mısır kralı 1.Faruk,Albay Cemal Abdülnasır liderliğindeki "Hür Subaylar" ismi verilen askeri çete tarafından devrildi. Ve Cemal Abdulasır," Mısır Arap Cumhuriyeti"ni ilan etti.
    1953'de 30lu yaşların başındaki gurubun en yaşlısı olan Kara Kuvvetleri Komutanı General General Muhammed Necip, Mısır'ın ilk "cumhurbaşkanı "oldu.
    1956'da Necip'in yardımcısı olan Cemal Abdülnasır, Enver Sedat'ın yardımıyla darbenin lideri olduğunu öne sürüp Necib'i kızağa alıp Mısırı'n 2. "cumhurbaşkanı" oldu.
    Kemalist yönetim de olduğu gibi !bey, paşa" unvanları yasaklandı. Darbeye destek veren ve sonra "Hür subayların , halkı kandırdığını" iddia eden İhvan-ı Müslim (Müslüman Kardeşler) "yasa dışı" ilan edilip Mahkeme heyeti idama mahkûm ettiğinde;
    “ Eğer Allah kanunu ile mahkûm edilmişsem ben Hakk'ın hükmüne razıyım. Eğer batıl kanunlarla mahkûm olmuşsam ondan çok daha üstün bir düşünceye sahip olduğum için batıldan ve münafıklardan merhamet dilemem. Allah'a şükürler olsun ki on beş sene cihad ettikten sonra bu mertebeye ulaştım. Ben Allah yolunda yaptığım iş için asla özür dilemem. Namazda Allah'ın birliğine şehadet eden parmağım asla bir tağutun hükmünü onaylayan tek bir harf bile yazmayacaktır" diyen Seyit Kutup ve Abdulkadir Üdeh gibi önde gelen alimler idam edildi.

    1970 'de Nasır'ın ölümü üzerine Enver Sedat, Mısırı'm 3. cumhurbaşkanı oldu. Tamamen Amerikancı bir siyaset güden Sedat, askeri geçit anında yüzbaşı Halid el-İslâmbûlî tarafından vucuduna saplanan 72 kurşunla taranmak suretiyle öldürüldü.
    1981 Hüsnü Mübarek, Krallıktan sonra Mısır Cumhurbaşkanlığı makamında oturan dördüncü asker olarak Mısırın 4." cumhurbaşkanı" oldu.

    Ve ABD - İsrail ortaklığı ile halkına zulmeden "Diktataör" gitti.

    Diktatör, halkına zulmetmekle kalmamış..
    Tıpkı bizim diktataörlerin Lozan dayatmasına bağlılıkları gibi, bölgenin ve halkının menfaatleri aksine
    Amerika ile Mısır arasında sadece " İSRAİLİN EKONOMİK SORUNLARINA CÖZÜM İCİN" imzalanan - (MIsıra dayatılan)- QIZ-- (Qualified Industrial Zones) anlaşmasına ölümüne sadk kalmıştır.(http://www.qizegypt.gov.eg/About_QIZ.aspx)
    Camp David ve
    DAVOS'da kendilerine dayatılan (anlaşmaya)lara da sadık kalrak başta REFAH KAPISI gibi geçitlerden mazlum ve mağdur Filistinlilerin nefes almalarına izin vermemiştir.
    1
  • TC Mustafa Anbar ALLAH BİZDEKİ AMERİKANCILARINDA BELASINI VERSİNDE VATANA BİR KÖTÜLÜK GELMESİN..

ŞAİRİN Yeri Necati ÇAVDAR

ZULÜM altındakiler.. Ne kadar da bize, size, onlara benzerler


ZULÜM altındakiler..
Evleri yıkılıp vatanları viran olanlar.
Öksüz - yetim kalanlar
Ölenler..
Ne kadar da insan..
Ne kadar da bize, size, 
onlara benzerler
Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yakın çekim
Muhammed.
Oğluma ne kadar da çok benziyor...
Vatanı işgal edildiği için muhacir !...
Babası Komutan Seyfullah Şişani, özgürleştirmek için önce vatanında savaştı, şimdi de Allah rızası için Suriye zindanlarındaki Müslümanları özgürleştirmek için girdiği çatışmada Şehid oldu.
Muhacirdi...
Öyleyken duramadı yerinde ve gitti fitneden uzak samimice savaştı,
Şehid düştü.
Babasının ardından yüreği gözlerinde mahzunlaşmış bu yiğit çocuk, on yaşında...
Oğluma ne kadar da çok benziyor !...
Babalar gidiyor birer birer toprağa, zindana, sürgüne...
İnsanlık kapkara günler içinde.
Müslümanlar, kendi içinden doğrultulmuş ihanet namlularıyla vuruluyor kalbinden.
Fitne dev bir canavara dönmüş önüne geçen herkesi yutuyor.
Kafir ve zalimlerin kıyıcılığı devam ederken bir yandan da birbirinin ruhunu yakıyor inandım diyenler...
Ve diğer yandan yıllardır yalnızca İslamı hakim kılma mücadelesi verdiği için ömürleri zindanda geçen yiğitler, sürgünler, Şehidler...
Komutan Seyfullah bunlardan uzak durdu ve mükafatını aldı inşallah.
Babasının aldığı makamın hayaliyle yaşarken ben,
Bu çocuk ne kadar da benziyor benim oğluma...!
Bütün Şehidlerin, esirlerin, muhacirlerin mahzunluğu gözlerinde. Ama bir o kadar da güçlü, heybetli.
Bir yanda hesap günü, bir yanda yiğitlik diğer yanda ihanet, dinine, vatanına, kardeşlerine, değerlerine, insanlığına...
Sabret be yiğit delikanlı. Baban şereflice gitti bu dünyadan ve sen yalnız olmayacaksın.
O omuzlardaki el olmak..!
Rabbim şafağın habercisi kılsın bu karanlık günleri inşallah.





ŞAİRİN Yeri Necati ÇAVDAR

memleket; Kar gibi bem beyaz kefen giymiş - Deprem 2

Ülkeme kar yağdı sevindik... Beyazlara büründü gelinlik, sandık meğer memleket; Kar gibi bem beyaz kefen giymiş bilemedik.. ... Umulur ki Ak...